Konu çok uzun bir yere varamayız. İnsanımızın zihniyetinden başlar uzadıkça uzar. Hangi siyasi partiye el atarsanız pisliği elinize bulaşır. Pisliği olmayan adamı da bu millet seçmez. Seçildi diyelim yaşatmazlar.
Madem siyasete kaydı konu;
CHPden başlayalım: 1.5 yıldır Bodrumda ikamet ediyorum onlarca yıllık tatil beldesinin belediyesi CHPde. O kadar yılda bir alt yapıyı düzeltemez misin? Antalya da yaşadım bir süre Manavgat belediyesi babadan oğula geçer yapıda. Sokaklarda çöp konteyneri yok. Çöp koyulabilecek bir alan yapmışlar (kardeşimin yaşadığı mahalleden bahsediyorum) oraya çöpleri 5-6 civarı koyacakmışsın. Bir gün çöpü sabah okula giderken koymuş, çöpçüler çöpü karıştırıp içinden isim aramış ceza yazmak için. İzmir deseniz en son gittiğimde berbat haldeydi. Kötü muhalefet ve Kürt oylarını alabilmek için terör örgütünün temsilciliğini yapan siyasi partiye yakınlık ve parti üyeleri cabası.
AKP: Çalıyor ama çalışıyor kafası ancak çalınmanın artık anasının ağlatıldığı gün geçtikçe daha çok ortaya çıkıyor. Dernekler aracılığıyla alınan rüşvet daha önce ortaya çıkmıştı. Yap işlet devret anlaşmalarının hepsinin yandaş kitleye verilmesi hükümet değişse bile bir şekilde kazanmaya devam edeceklerinin garantisi durumunda. Hatta yapılan anlaşmalar nedense dolar kuru üzerinden Londra mahkemeleri sorumlu. Tek adam rejimi kötü yönetime sebebiyet veriyor. Okuma yazması olmayan adamı milletvekili yaptılar. Kendi içlerindeki fetöcüleri temizlemediler.
MHP: Kimi zaman kripto olarak kimi zaman alenen AKPyi destekledi. Yenilikten bir haber. Alparslan Türkeş sonrası yaptıkları en büyük kendilerince başarısı akpyi desteklemek.
İyi parti : Bir dönem destekledim lakin yönetimsel sorunlar mide bulandırdı. Ümit Özdağ ayrıldıktan sonra desteklemeyi bıraktım, kadroda geriye kalanlar akp zihniyetinden farkı yok.
HDP: Açıklamam gerekmiyor sanırım.
Başa geçebilecek kapasitedeki partiler bunlar.
Millet ayaklanırsa ne olur; ekonomi tamamen çöker. İç karışıklık başlar. Ardından iç savaş patlak verir.
Gerçek vatansever birisi başa geçmediği ve gerekirse kıyım yapmadığı (bahçenin otunu ayıklamadığı sürece) ve bir güçlü bir reform yapmadığı sürece bu şekilde devam eder. Buna cesaret edebilecek bir lider var mı derseniz ben göremiyorum.
Konu açıldığından bu yana millette bunları anlatmaya çalışıyorum. Hepsi beni yanlış anlıyor. Zihniyetin değişmesi lazım. A parti b parti değil. Bu ülke için sadece oy atmak ülkeyi kötüde yapmaz iyi de yapmaz. Önce kendimizden başlamalıyız. Bu ülkeyi nasıl büyütebiliriz diye düşünmemiz lazım. Oyumu kullandım tuttuğum parti yapar dememek Lazım. Tüm ülkeyi tek bir adama bırakmamak lazım