Doğup büyüdüğüm köyde, okullarda, askerde, çalıştığım işyerlerinde sürüyle insan tanıdım. Hepsi de türk. Hepsinin de ayrı ayrı olumsuz özellikleri var. Bize küçük yaşlardaan itibaren dayatılan ideal milliyetçilik, ideal din, her şeyin en iyisi bizde ayakları iyice koktu. iyice bıktım, artık yaka silkiyorum. En sıradan insanlar bile 10 dakika çay istirahatinde belden aşağı muhabbetler cıvık dedikodular. İnsanları yakından tanıdıkça midem daha fazla bulanıyor.
Lut kavminin içinde bulunduğu pislik ülkenin her yerinde var, olmayan yerlerde de gevşek gevşek mizahı yapılıyor.
Kötü örnekler saymakla bitmez.

Yaşadığım tüm ömrü vakit kaybı desem yalan olmaz. iyi bir işim, gelirim, evim, arabam, ailem olsaydı tam olarak mutlu olacak mıydım? Eğer diğerleri gibi zombileşmişsem sorun yok. Ama dediğim gibi kaldıramıyorum.

Dünyada bizim kadar kendini beğenmiş, kompleksli, egolu insan yetiştiren bir toplum var mı bilmiyorum. Tüm şehirler mezarlık gibi. Tüm kırsal alanlar çöplük.
İnsanlarda SAYGI, SANAT, bilim kültür merakı yok. Varsa yoksa kabalık, üstün gelme, hasetlik, yalakalık ve zayıfı ezme.

Saydığım kötü özellikler maalesef arap toplumlarda da görünüyor. Bizim gavur dediğimiz birçok toplumda ise en azından biraz daha dengeli bir kültür görebiliyoruz.

Fırsat bulup Gürcistanda birkaç gün gezme imkanım oldu. Hem doğayı, hem şehirleri hem de insanları beğendim. Yaşamak için daha makul bir yer. İnsanlar yakın dönemde çok sıkıntı çekmiş. Onca yokluk ve fakirliğe rağmen hırsızlık sıfıra yakın. Türlkiyede yaşananlar ise 4 sezon dizi senaryosu çıkarır.
Birkaç yıl öncesinde hırsızlık gasp gibi olaylar varmış. Hükümet kanun çıkarmış, ondan sonra suçlar bıçak gibi kesilmiş. Kanun koymak birinci aşama. Demek ki bürokrasş ****** değil, ,işliyor ki kanunları çalıştırıyorlar. Bu yüzden son derece güvenli bir ülke.


Şimdi tüm bunlar böyleyken, imkan olsa ben bu ülkede durmam. Gürcistana kalıcı olarak taşınır orada yaşarım.