oguzhanx adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Merhaba,

bununla ilgili bir makale (Hz. Peygamber’in Zifaf Gerçekleşmeden Boşadığı İddia Edilen veya Vefatıyla Boş Kalan Hanımlar ) var. Ayrı olarak kısaca özet bilgi;

Görüş 1:
Peygamber Efendim (asm)'iz nasıl bütün mü'minlerin en yakın dostu ise, eşleri de bütün mü'minlerin anneleridir. Onlardan her biri Peygamber mektebinde eğitilip yetiştirilen örnek hanımlardır. Hayatlarının her cephe*si diğer kadınlara ışık tutacak özelliktedir. O bakımdan Peygamber Efendimiz(asm)'in vefatından sonra hayatta kalan eşleriyle herhangi bir mü'minin evlenmesi kesinlikle yasaklanıp en büyük günahlardan sayılmıştır.

Artık bu konuda kalbinde bir şeyler gizleyenler de uyarılıyor ve daha nezih düşünmeleri, daha saygılı olmaları isteniliyor.

(bk. Celal Yıldırım, İlmin Işığında Asrın Kur’an Tefsiri, Anadolu Yayınları: 9/4887.)
Kaynak: Sorularla İslamiyet

Görüş 2:
Bildiğiniz gibi peygamber her ne kadar kendi için yoksul bir hayatı tercih etti ise de yine de kendisinden sonra koca bir devlet bırakıyordu. Bu hazır devleti yönetmenin en kolay yolu ise peygamberin hanımları ile evlenip güç kazanmaktı. Bu demek oluyor ki peygamberin hanımları diğer hanımlar gibi değildir, siyasi bir güç kazanmak için çeşitli kabile reisleri veya güçlü kişiler bu hanımları evlenmeye zorlayabilir, hem bu hanımlar kendi etrafında oluşan bu baskıdan huzurları bozulabilir, hem de bir erkeğin idaresi altına girince istemeyerek te olsa İslam devletinin bekasına zarar vermek ihtimalleri doğabilirdi. Tarihte bunun çok örnekleri var. Ben bir tanesini örnek vereyim: Mısırın kudretli Firavunu Tutankamun ve onun tahtına göz diken hain vezirinde bu durumu görebilirsiniz.
Kaynak: Bilim ve Yaratılış Ağacı
Çok teşekkür ederim