22 Yaşında sıkılacak kadar bir işte çalışmış olman olası değil. Hele hele kurumsal bir yerde.
Masanın başında ya da sokağın ortasında olmak temel nedeni değiştirmez.
Çalışmak.
Bilgi işlem sektöründe kendimi emekli etmeden önce masa başı ve sahada 20 yıl çalıştım.
İkisinin de artı ve eksileri var.
Hangisini yapıyorsan diğerinin artıları cazip geliyor ve mutlu bir çalışan olacağı hissini doğuruyor.
Bu doğum süreci elbette düşükle sonuçlanıyor.
Amaç hayatını idame ettirmek için kazanman gereken parayı elde etmektir.
Para sorunu olmayanlar için ise manevi tatmindir.
Çalışmanın başka bir temel anlamı yok.
Artık pişmaniye kıvamına dönüşmeye başlayacak biri olarak sana vereceğim akıl şudur;
Mutlu bir çalışma ortamı arama. İlk etapta mutlu olduğunu sanabilirsin bir iş yerinde ama olayın özünü atlama.
Sen patronuna "para kazandırmak zorundasın." ve "patronun sana maaş vermek zorunda" tamamen çıkar ve menfaat temelli olan bir ortamda mutlu olmak senin iç dünyanla ilgili bir durumdur.
Elbette çalışma ortamı iyi olanlar var ama bu ortamla ilgili bir durum değil. Doğasına aykırı zaten.
Çok detaya girip uzatmayacağım ama bence bakış açını değiştir.
Masa başı işten sıkılma yaşı 22 olmamalı.
Şahsen benim o yaşta sıkılacak vaktim bile olmazdı.
İşim bittiğinde kendi ilgi alanlarımda düşünmeye, üretmeye geçerdim.
Sahaya indiğinde şuan düşünmediğin bir çok farklı sorunlar yaşayacaksın ve ondan da sıkıldığında ne yapmayı düşüneceksin?
Yine masa başı mı? peki sonra?
İyi düşün derim.
Elbette yazdıklarım genel geçerdir senin kişi olarak yaşadığın farklı durumlar olabilir.
Üzerine alıp almama hakkın saklıdır.