Herkese merhaba, konuyu 23.50'de yazmaya başladım 00.00'dan sonra garip konular açılıyor diyen arkadaşa istinaden

Elbet herkes dertleşme konusu açacak diyorum ve benim dertleşme konum bugüne kısmetmiş. Sizlere genç bir kardeşiniz olarak cidden sıkıntı çektiğim bir konuyu paylaşacağım.

Şuan 17 yaşında(3 ay kaldı 18'e) Lise son sınıf öğrencisiyim. Üniversite sınavına hazırlanıyorum uzun süredir ve artık dayanacak takatim kalmadı. Sınav stresi, gelecek stresi, varoluşsal boşluk ve getirdiği stres, hayatın ikiyüzlü oluşu ve kukla hissiyatı, başlı başına böyle bir dönemde Türkiye'de genç olmak ve sırf kendimizi kandırmak için hobi edinmeye çalışırken harcadıklarımızdan dolayı gelen vicdani stres... Say say bitmez

Çocukluğumdan beri her konuyu kafaya takan sürekli gelecek kaygısı çeken, en ufak durumu bile dert eden biriydim halen öyleyim. Çocukluğumdan beri sürekli her konuyu sorgularım. Felsefeyi ve felsefe insanlarını çok severim takip ederim. Dinlerin tarihi, dinleri, dinin insanlar ve dünya üzerinde yaptığı etkileri detaylı incelemekte çekinmem. Siyasetin ikiyüzlülüğünden nefret eder ancak siyaset ve münazara/tartışmalardan çok keyif alırım. Ancak bu alışkanlıklarım bana zarar vermeye başlamıştı ve artarak devam etti.

Size şu kadarını söyleyeyim o psikoloji içindeyim. Konuşmak ve fikirlerimi anlatmak bir nebze iyi geliyor bu yüzden sıkıntılarımı atlatmak için psikoloğa gideyim diyorum yaratacağı maddi etkiyi kafama takarak daha gitmeden kendime o halimden 2 kat daha fazla zarara sokuyorum.

Kitap alalım hobi edinelim rahatlayalım diyoruz yine yok, üniversite sınavı için kitap alıp çalışalım ona yok buna yok. Ulan ben mi istedim bu imkanı ben mi istedim bu yaşantıyı...

Şuan Almancam A2 seviyesinde(devam ediyorum C1'e kadar) Üniversite sınavından sonra Lisans yapmak için gitmeyi düşünüyorum. İnformatik okumak için çabalıyorum belki yararlı işler yaparım, projelerime yoğunluk veririm diye ancak ne uğruna...

Okuldan sonra robotlaşmış hayatımda bir kadın ile birlikte olup çocukları okutup ölmek için mi ? Hayat herşeyi deneyimlemek için çok kısa.

Sırf toplumun belirlediği ahlak adı altında insanların köleleştiği bu sistemde yer edinelim diye aslında elimizle zamanımızı onlara veriyoruz.

O zaman ne yapalım diyeceksiniz ölelim mi gibisine ancak bende bilmiyorum. Keşke bunu yanıtlamak mümkün olsaydı.

Aklımın ne kadar karışık olduğunu, konudan konuya atlamama düzgün şekilde tek bir konuyu özetleyemememden anlayın siz.

Peki ya ölüm çözüm mü ? Ölsem ve doğmadan önceki boşluğa geri dönsem.. Bu hayat acı çekmeye değer mi ? İnsan merak ediyor devamında ne olacağını gidesi gelmiyor gerçi

Var mı öneriniz, nasıl bir hobi edinmeliyim ? Derslerden başımı kaldırmadan okul işini mi halletmeliyim yoksa Üstinsan seviyesine çıkıp kendi sistemime göre mi yaşamalıyım ?

Daha yazarım ancak ne ben yazdıklarımdan birşey anladım ne de sizin yazdıklarımından birşey anlayacağınızı sanıyorum(çok karışık yazdığım için söylüyorum.) sizlere iyi geceler diliyorum...

Umarım bundan 7-8 ay sonra keyifli şekilde üniversiteye gidiyor olurum en azından üniversiteli olarak acı çekmek daha güzel olur.


Hastalığı olana sabır diliyorum, kaybı olana baş sağlığı diliyorum. Bu acıların yanında ne ki olayına girmeyin burda her çektiğimizi her derdimizi yazmıyoruz kimse yazmıyor.