Su israfının çok küçük bir kısmı ev kullanımında gerçekleşir.
O yüzden siz evde ne kadar tasarruf ederseniz edin hiç bir işe yaramaz.
Birileri sürekli su israfının bireylerin ev tüketiminden kaynaklandığını gösterip sizi kandırıyor.
Asıl su israfının büyük kısmı tarımda vahşi sulamada ve sanayi kuruluşlarının atıkları ile kirlettikleri tatlı su kaynaklarında yaşanıyor.
Siz tarım ve sanayiye isyan etmeyip evde kendi kullandığınız suyu azaltmaya çalıştıkça hiç bir şey değişmeyecek.

15-20 liraya satılan dandik bir tişört için 2,5 ton su harcanırken, siz safça evde su tasarruf etmeye çalışırken hiç bir sonuç alamazsınız.
Tasarruflu başlık kullan 25 ton tasarruf et, 10 yeni tişört atlet al 25 ton israf et....
Türkiye'deki tüm evler her türlü su tasarrufu tedbirini alıp uygulasa, tasarruf edilebilecek su miktarı toplan yıllık harcanan suyun %2'sidir.
Çünkü kullanılan tatlı suyun %77'si tarımsal sulamada kullanılır.
Yüzeysel sulama yapıldığında toprağa verilen suyun %25'i toprağa karışıp bitkilere faydalı olurken %75'i buharlaşır gider.

Yani sizi kandırıp evde tasarruf ettirmeye çalışıyorlar.
Böylece vicdanınız rahatlıyor ve kafanızı kaldırıp ne olduğuna bakmıyorsunuz.
Oysa devletin tarım politikalarını protesto etmemiz, çağdışı tarımsal üretime isyan etmeniz gerekiyor.
Çünkü devletin çiftçilere destek olarak tüm tarımsal üretimi damla sulamaya geçirmesi lazım.
Tüm evlerde su tasarrufu yapılsa yıllık su tasarruf toplam tüketimin %2'sinde kalırken Tarımda damla sulamaya geçilse toplam su tüketiminde %60'a yakın tasarruf gerçekleşebiliyor.

Yani evinize duş başlığı almak yerine gerçekten su tasarrufu planı programı olan siyasetçilere oy verin.
Çiftçiyi ve sizi kandırıp oy isteyenlere değil.