Pandemi ilk başladığında ellerimizi yıkamaktan, kolonyalamaktan yara yapardık. Ben de eşim de öyleydik. Şimdi hâlâ günlük vefat sayıları 300'e yakın ama kimse koronayı sallamıyor. Arada günlük iş hayatının stresinden, yaşadığımız yoğunluklardan vs. kendimizi dışarı atıp bir cafede oturduğumuz ve akşamımızı geçirdiğimiz oluyor. Bakıyorum kimsede maske yok, gerçi bizde de yok, duyarsız bir insan kesinlikle değilim. Kapalı alanlarda falan insanların sağlığı için dikkat ediyorum ama 2020 başlarındaki o panik hali yok.

Baba evine gittiğimde, anneme bakıyorum o yine evhamlı, ne zaman konuşsam dikkat etmem için binbir tembih..

Alıştık mı? Sindirdik mi? Kabullendik mi nedir? Tamam aşılarımızı olduk, ancak 2020'nin ilk yarısında her gün vakalar açıklanırken ekrana kilitlenirdik ve vefat sayıları, vaka sayıları dehşete düşürürdü. Şimdi sıradan bir istatistikmişçesine belki haftada bir bakıyoruz.

Siyasete girmeyeceğim ama bu durumu kendi kafamda mukayese edip düşündüğümde; hani şey gibi geliyor, 10-15 yıl önce bir şehit haberi aldığımızda nasıl öfke dolup teröre lanet kusuyorsak zamanla alıştırıldık ve normal karşılanır oldu gibi...

İnsanoğlu; her şeye alışıyor... Ölümle burun buruna geldiğimizde bile önce algı manipülasyonu bizi nereye savurursa bir duruyoruz, sonra ona da kucak açıp dalga geçe geçe yine yaşıyoruz.

Not: Ne aşı karşıtıyım ne bir şeyim, iki doz Pfizer-BioNTech aşımı oldum. Ama bu umarsızlıkla salgın nasıl biter, biter mi? Bilemiyorum Altan, bilemiyorum.