digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
1) Dol@ndırıclar ceza davası ile yargılanır. Ceza davasında kastı ispat etmeniz gerekir. Kast ispat etmek kolay değildir. O yüzden sizle telefon için anlaşıp hıyar gönderiyor. Sonuçta size bir teslimat yapılmış oluyor. Adam ben telefon gönderdim gerisini bilmiyorum diyerek işin içinden çıkabiliyor. Ürünün kargoda değiştirilmediğini, sizin telefon teslim alıp hıyar demediğinizi ispat etmeniz, karşı tarafın kastını ispat etmeniz gerekiyor. İş uzuyor, dava uzuyor.

2) Hukukta usül esasın önündedir. Yani hukukta sadece haklı olmak hakkınızı almaya yetmez. Hakkınızı almak için hukuk usülüne uygun şekilde hareket etmeniz gerekmektedir. Bu yüzden avukatlar ve hukuki danışmanlık önemlidir. Doğru usül ile hareket ettiğiniz halde başarılı olursunuz, yanlış usül ile hareket ederseniz karşı tarafın cezasız kalma ihtimali yüksektir.

3) Bu forumda ve Türkiye'de dol@ndırıcılık diye adlandırılan işlerin pek çoğu da aslında yasal olarak alacak verecek sorunudur. İlk maddede dol@ndırıcılık için kastın ispatı gerektiğini söyledim. Kastı ispat edemediğiniz sürece karşı taraf ie aranızdaki mesele bir alacak verecek sorunudur. Yani siz alacak verecek sorununda usülüne uygun şekilde alacak davası açmayıp savcıya giderseniz elbette savcı takipsizlik kararı verir. Ve usülü bilmeyen insanlar da savcıyı ve adaleti suçlayacaktır.

4) Adaletin bir bedeli var. Savcılar, polisler, polis arabaları, karakollar, nezarethaneler su ile çalışmıyor. Saflık yapıp 100 lira dolandırılan adamın parasının peşinde devletin onlarca memuru binlerce lira değerinde mesai harcıyor.
Yani işini sağlama almayan, ucuz fiyatlara aldanarak kar edeceğim diye ticaret yapmaya kalkıp dol@ndırılan adam yüzünden herkesin vergisinden binlerce liralık harcama yapılması gerekiyor. Prosedür gereği bu harcamalar yapılıyor. Ama dol@ndırıcılar da akıllı şekilde 1 kişiyi 100 bin dol@ndırmak yerine bin kişiyi 100 er lira dol@ndırıyor. Bu insanların çoğu bu paranın peşine düşmüyor. Peşine düşenler de polislerin başa çıkamayacağı kadar çok dosya birikmesine neden oluyor, o yüzden bugün yaptığınız başvurunun peşine yıllar sonra düşülebiliyor.

5) Polisler idealistçe peşine düştükleri ve yakaladıkları insanların kısa sürede serbest kalabildiğini gördükçe idealist duygularını kaybediyorlar ve işlerini günü kurtaracak kadar yapmaya başlıyorlar. Bu ülkenin adalet sisteminin en büyük sorunlarından biri. Bir polis canını tehlikeye atarak tutukladığı suçlunun 1 ay geçmeden yine sokakta olduğunu görürse sonraki sefer o adamı yakalamak için yine canını tehlikeye atmak istemez.

6) HTS kayıtları gibi bilgiler ancak dava açıldıktan sonra ve hakim kararı ile kullanılabilir. Bu suçluları değil aslında hepimizi korumak için alınmış bir karardır. Polisin bu kadar hassas bilgilere dol@ndırıcılık gibi dandik bir suç için erişebilmesi hepimizin güvenliğini tehlikeye atar. Kafasına göre sahte dol@ndırıcılık başvuruları ile tüm memleketin takip altına alınabilmesi mümkün olur. Bu kayıtlar ancak hakim kararı ile ciddi suçları aydınlatmak için kullanılmalı. 3-5 lira ucuza mal alacağım diye parasını kaptıranların parasını korumak için değil.