36 yaşındayım. Anaokuluna hiç gitmedim ancak o zaman hem eğitim sistemi farklıydı hem de sosyalleşme kanalları farklıydı.

Anaokulu, özellikle de hazırlık sınıfı bence artık gereklilik. İlkokulda zorluk çekebilir anaokuluna gitmeyen çocuk. Ayrıca bizler sokaklarda oynardık, eş dost akraba komşu çocukları ile sosyalleşirdik.

Spesifik olarak sizin durumunuzu bilmiyorum ancak çocukların pek çoğunun artık böyle şansları yok o yüzden mutlaka okula gitmeliler. Ayrıca anaokulunda yapılan akademik aktivitelere ek olarak oynatılan oyunların nitelikleri beyin gelişimlerine ve sosyal gelişimlerine muazzam faydalı olduğu gibi, bağışıklık sistemi açısından da; sistemin hızlı gelişim gösterdiği bu yaş grubunda, kapalı alanlar dahil olmak üzere çocukların viral ve bakteriyel enfeksiyonlara erkenden maruz kalması da ilerleyen dönemlerde daha güçlü olmaları açısından elzem. Daha geç yaşta bu tip mikroplarla karşılaşan çocuklarda hastalıklar daha ağır seyrediyor.

2 tane çocuğum var. Eşim de ben de tam zamanlı şekilde evde olduğumuz halde, ikisini de anaokuluna yolladık. Yani amacımız çocuğa bakım sağlanması değil, kaliteli vakit geçirmesiydi.

Ayrıca çocuğun erken dönemde evden belirli sürelerle ayrılması, uzun vadede kendi başına ayakta kalabilme, anneden bağımsızlaşabilme gibi yetilerini geliştiriyor. Ebeveynlerin psikolojisi açısından da, nefes alma imkanı tanıyor olması bağlamında son derece gerekli.. Çocuksuz saatlerde kendine ya da günlük diğer işlere vakit ayırabilen ebeveyn, çocukla bir araya geldiğinde daha kaliteli zaman geçirebiliyor. Mutlu anne, mutlu çocuk..

Çocukluğunu yaşamak konusuna gelince de; eğer düzgün bir anaokuluna gider, bilinçli bir öğretmen ile güzel bir ortamda olursa, fazlasıyla keyifli şeyler yapıyorlar zaten. Sizin büyük ihtimalle evde sağlayamayacağınız ortamı sağlıyorlar. Ayrıca oyunların biraz kurallı olması da kötü bir şey değil. Erken yaşta kurallara uymayı, başkasının alanına saygı göstermeyi öğreniyorlar.

Ben de mutlaka tavsiye ederim ama son karar eşiniz ile sizin elbette.