1998 myo mezunuyum. O zamandan beri hep tokat yiyorum. Toplumdan Türkiyeden hayattan iyice soğudum.
İnsanların çoğu sürekli eleştiriyor, ayıplayıp kınıyor. Ancak iş aleminde insanların çoğu zombi gibi. Ahlaksız menfaatçi uyanık bir zombi sürüsü ile mücadele etmek zorundayız. İnsanlar başkaların ıenayi apta lyerine koyup sömürme derdinde.
Sisteme uyum sağlayabilenler arsızca yaşayıp gidiyor. Ne kadar uyumsuz kalırsan o kadar eziliyorsun.
Bugün 44 yaşındayım ve insanların geneline karşı merhamet acıma iyilik gibi duygularım %90 eridi gitti. Menfaat için kötülük yapma gibi bir imkanım yok. Ancak ölen zarar eden iflas eden vd insanlara artık acıyamıyorum.
Ben yılarca insanları anlamakta zorluk çektim. Ancak hayvan belgeselleri izledikçe kafamda bazı şeyler outrmaya başladı. Evrim teorisine ve insanların hayvandan geldiğine inanmıyorum. Ancak insan davranışlarının çoğu ilkel ve vahşi hayvan hayatları ile belirgin bir şekilde örtüşüyor. Hayvanların yaşam savaşı içinde hayatta kalma dürtüleri ile, insanlarn modern hayatta birbiri ile mücadelesi birbiirine çok benziyor.
Ben ise bu hayatta, dereden geçerken timsahın yakaladığı geyik gibiyim. Artık timsahın ağzındayken diğer geyiklerin ne durumda olduğu da seni pek ilgilendirmiyor...