BEN hadislere inanmıyorum demedim. Hadislerin doğruluğunun kanıtlanması çok zor dedim
Yukarda arkadaş çok güzel bir şey demiş ama okumamışsınız sanırım. Bu Hadisler kağıda yıllar sonra döküldü birebir aktarılması mümkün değil peygamber efendimizin yanında duranlar ondan duyanlar ondan duyanlar o ona anlattı bu buna anlattı uzayıp gidiyor. Nasıl doğruluğuna inanırsın? KURAN ile çelişmiyorsa. Ama burada kuran ile bir çelişki var buyrun ayet
Artık sen ölülere işittiremezsin. Dönüp gittikleri takdirde sağırlara da çağrıyı duyuramazsın. (Rum Suresi, 52)
Açık ve net değil mi? sen ölülere işittiremezsin?
Konu içinde konu açmıyorum başından beri başlıkta bile "SEVABI" olarak belirttim, yapılan iyiliklerin okunan Kuran'ın sevabının ölen kişiye geçeceğini düşünüyorlar bu yanlış dedim. Sizin bence okumanızda bir sıkıntı olmuş gayet ve net sorduğum soru okunan Kuran'ın veya iyiliklerin amel defterine yazılması ölen kişinin sevap kazanması. Bu çok saçma ve dine tamamen aykırı bir durum öyle olsa herkes öldükten sonra sevap kastırıp cennete giderdi..
Sorun şu ki sizin delil diye gösterdiğiniz bu yazılar Kur'an değil, âyet meali. Kur'an Arapçadır ve onu tercüme etmeye kalktığınızda yazacağınız meal hangi dilde olursa olsun o artık Kur'an değildir.
Yani siz, birilerinin Kur'an'dan anladığını, birilerinin yorumlarını delil diye gösteriyorsunuz. Kur'anın orijinalinden değil mealinden yararlanıyorsunuz.
Peki o meali yazan kişinin doğru çevirdiğine nasıl emin oluyorsunuz madem hadisler şüpheliyse?
Bu meal de yüzyıllar sonra yazılmış.
İnsanın işine gelen yerlere inanıp işine gelmeyen yerlere inanmaması ne tuhaf.