Gereksiz maliyetli bir durum olacağını düşünüyorum hocam.
İşsizliğin olmadığını falan düşünmeye başladım ben artık hocam.
İşsizliğin ciddi bir kısmı çalışsamda aynı çalışmasamda aynı düşüncesinden geliyor. Gerçekten de öyle özellikle bekar ve ailesi yanında yaşayan insanlar için. Mayısta çalıştığım iş yerinden borçlarım bitince ayrıldım. Sigarayı - alkolü - gereksiz harcamaları bıraktım maaş ile geçinemiyorken şimdi ayda 1-2 gündelik işlerden kazandığım para ve arada evden aldığım para yetiyor.
Çalışan - İşveren psikolojisi ve verimi konusunda da mümkün mertebe akılcı ve tarafsız yaklaşması lazım her iki tarafında.
1- Maaşı sadece zaman veya satış ile ilişkilendirmemek lazım. İkisi de tek başına sağlıklı olmuyor.
2- Aylık iş yoğunluğuna göre çalışanın elde edeceği ücretin bir miktar değişmesi çalışan için iyi bir motivasyon sağlayabilir. Bunun bir kısmı prim bazlı bir geçici sembolik hisse payı gibi ayrıştırılabilir. Bu sayede çalışan hem daha fazla çalışmak isteyecektir hemde kendisininde şirkete küçük bir ortak olduğu duygusu ile bağlılığı artacaktır.
3- Mümkün mertebe ne gereksiz kurumsal rollere ne de fazla samimiyetle lakayıtlık oluşmasına izin vermeden manevi değerliliği doğum günü, yeme - içme, sosyal imkanlar / aktiviteler gibi parametreler ile dengeli bir seviyede güçlendirmek önemli.
4- İşletme sahibi ve yöneticileri işine aşırı bağlı veya aşırı uzak olmamalı. Çalışanlar için becerileri ve sorumlulukları dahilinde bir rol model olmalı. Bence her şey gibi "iş" denilen kavramda aşırı sevgiyi veya aşırı soğukluk/sevgisizlik ile sağlıklı yürüyemez.