Bugün öğrenciye neden ev verilmiyor, bekara neden ev verilmiyor, neden öğrenciye ekstra kurallar dayatılıyor diyenler 40 yaşına gelip evlerini kiralayacakları zaman benzer kuralları başka öğrencilere dayatacaklardır. Çünkü bu kurallar öğrencilere eziyet olsun diye değil bir çok öğrencinin yarattığı problemler yüzünden ortaya çıkan deneyimler ile oluşmuştur.

Orada yazan kurallar aile apartmanlarında insanların genel uymasu gereken kurallardır. Apartman dairesi değil müstakil ev tuttuğunuzda kimse size giriş çıkış saatinizi ve kaç misafir getireceğiniz sormaz. Bazı arkadaşlar görgü kurallarından bihaber ben kirayı veriyorsam evi istediğim gibi kullanırım sanıyor. Sosyal bir hayat yaşıyoruz ve bazı görgü kurallarına herkesin uyması gerekiyor. Sadece kiracılar değil bir apartmandaki ev sahipleri de bu kurallara uymazlarsa komşuları ile sorun yaşarlar.

Nedir bu kurallar? Gürültü yapmazsınız, eve giriş çıkışınızı diğer komşuların haberi olmayacağı şekilde sessiz yaparsınız, gece geç saatlerde sıklıkla giriş çıkış yapmazsınız, misafirleriniz aile olur ya da aileden birileri olur, kimse apartmanında sürekli tanımadığı farklı farklı adamlar ya da kadınlar görmek istemez. Üst komşunuza her gün farklı farklı adamlar misafirliğe geliyor ve merdivenlerde eşinizle kızınızla karşılaşıyorsa bu sizi de rahatsız eder. Ya da eşiniz apartmanda sürekli yabancı kadınların dolaşmasından rahatsız olabilir. Ben güvenlik için apartmanımda gördüğüm her yabancıya selam veririm ve kime geldiğini sorarım. Ve sürekli yeni birilerine kim olduğunu sormak zorunda kalmak benim için hoş değil. Apartman ortak bir yaşam alanıdır, öyle sınırsız özgürlük alanı değildir.

Ayrıca öğrencilere kira konusunda da şunları söyleyeyim.

1) Öğrenci ajitasyonunun işe yaramadığı bir çağdayız. Öğrenci olmak tek başına ayrıcalık ve kolaylık görmek için yeterli değil. Üniversite mezununun kıymetinin olmadığı bir çağda üniversite öğrencisine ayrıcalık beklemek hayal perestlik oluyor.

2) Öğrencilerin çoğunluğunun ayrı eve çıkma isteği ailelerinin yanında yaşayamadıkları süper özgür hayatı yaşamak istemelerinden kaynaklanıyor. Ve bu süper özgür hayat tarzı büyük oranda düşüncesiz, toplum kurallarına uymayan ve çevreye rahatsızlık veren bir hayat tarzını ifade ediyor.

3) Ev sahiplerinin binadaki komşularına karşı sorumlulukları var. Siz 4 sene oturup gidersiniz ama o ev sahibi komşularla muhatap olmaya devam eder. Kiracısının hataları yüzünden şikayetler ve tepkilerle yüzleşmek zorunda kalır.

4) Kira artışları gayet normaldir. Bu iş arz talep meselesidir, Geçen sene uzaktan eğitim nedeniyle kimse ev tutmayınca fiyatlar çok düşmüştü, kimse de bu fiyatlar neden düştü daha fazla verelim dememişti. Bu sene yüz yüze eğitim başlayıp ev kiralamak isteyenler artınca kiralar yükseldi. Bu gayet normal bir durumdur.

5) Siz bir evi ederinden ucuza tuttuğunuzda vurguncu, ucuzcu, ölücü olmuyorsunuz da ev sahibi evi pahalıya kiraladığında neden vurguncu, fırsatçı, kötü niyetli oluyor? Siz de ev sahibi de karını maksimize etmek istiyor. Okurken eve çıkmak bir lükstür, dünyanın hiç bir yerinde üniversite okurken ayrı eve çıkmak bir ihtiyaç bir standart değildir. Yani eve çıkamıyoruz diye okuma hakkınız elinizden alınmış gibi şikayet etmeyin.

6) Devletin elektriğe yaptığı zammı, doğalgaza yaptığı zammı şikayet etmeyenler devletin kira fiyatlarına müdahale etmesi gerektiğini söylüyorlar.