Kuryeliği bilemiyorum şu sıralar çok popüler oldu, yakın çevrem bile kurye olmaya can atıyor. Bundan 2-3 sene önce kurye bulucaz diye yazmadığımız yer, sormadigimiz kimse kalmazdı. Şimdi herkes kurye oldu veya olmak istiyor. Ilginç bir piyasa. Maaşı güzel diye diyeceğim ama 3 sene, 5 sene öncede maaşı güzeldi zaten. Kurye bulamadık diye patronun arabasıyla pakete çıktığım günleri bilirim.

Garsonluğa gelince harika bir meslektir. Asla parasız kalmayacağın nadir işlerdendir. Korona dönemi mağlum her yer kapatınca ilgi düştü garsonluğa. Biraz egomu kabartarak söyleyebilirim ki iyi bir garsonumdur. Ancak gel gör ki bir şeyde iyi olmak, o işi yapmak anlamına gelmiyor. Her ne kadar güzel bir meslek olursa olsun ben tabiri caizse nefret ediyorum. Belki çok uzun süre yaptığım için, belki de çalıştığım yerler nedeniyle. Nedenini bilmiyorum ama sevmedigim kesin.

Seo ve yazarlık konusuna gelince, dünyanın en güzel işidir yazı yazmak. Ancak yine bana göre değil. Itiraf etmek gerekirse şuanda editörlüğünü yaptığım yerler bile var ama çok muazzam keyif alarak yapmıyorum açıkçası. Neden peki hem güzel diyip hem keyif almıyorum? Her seferinde aklıma bir soru takılıyor. "Ulan şu yazıyı kendi siteme niye yazmıyorum ki" sorusu beni mahvediyor. Başkasına yaptığım işler o kendime yapsaydım şu güne kadar, çok başarılı işlere imza atacağıma hiç şüphem yok. Elbette bu duruma şunu diyoruz; Tr şartlarında, paran olmadan para kazanmanın imkanı yok.

Tabii ben bu yukarıda yazdıklarımı mesleki anlamda yorumluyorum, siz gelip geçici baktığınız için aslında hepsi makul işler. Yıllarca bu işleri yapıcam deseniz zaten emin olun çoğundan vazgeçirmeye yetecek nedenlerim var 😅

Okulla bir hangi işi yapardım? Sanırım garsonluk ya da kuryelik yapardım. Okul zaten çok yorucu bir şey zihin olarak. Birde okuldan çıkıp saatlerce araştırma yapmak, bilmiyorum sanırım çok bunaltırdı.