Ben yaklaşık 3 senedir aynı durumdayım. Eski işyerimdeydi çok seviyordum ama o zamanlar sevgilisi var diye konuşamadım ki konuşmak da bana yakışmazdı. Sonra ne olduysa ayrıldılar. Dedim ki belki bu bir işarettir yukarısı bana artık yüzünün gülme vakti gelmiştir diyor dedim bi gaza geldim. Sonrasında uzun süre kendi kendimle kavga ettim. Çok seviyordum ama hem aşıktım hem de dostluğu bana çok iyi geliyordu. Konuş ya olursa diyen bir yanım konuşma dostluğundan da olursun diyen diğer yanımdı. Kendimle yaptığım uzun kavgalar sonunda 3 5 ay kadar önce döktüm içimi her şeyi anlattım dellendi en yakın arkadaşlarından biriymişim nasıl öyle bir şey düşünürmüşüm beni farklı biliyormuş ama bende herkes gibi davranmışım vs vs. Bir süre neredeyse hiç konuşmadık falan derken sonra belki de en büyük hatamı yaptım ve arkadaş kalmak için çabaladım. Arayı düzelttim de şimdi gayet iyiyiz ama bir yandan arkadaşlığı korumaya uğraşmak diğer yandan da konuştuğumuzda görüştüğümüzde duygularımı bastırmak kendime onunla aranızda bir şey olmayacak sadece iki iyi arkadaşsınız kısmına kendimi ikna etmek o kadar zor ki. Özetle belki aşık olmam bir hata değildi ama arkadaş kalmaya çalışmam bir hataydı ve nasıl bağlandıysam geri de dönemiyorum. Masmavi gözlerini görünce delirecek gibi oluyorum. Sürekli whatsapp'ta ne zaman online olmuş instagramda bu saatte neden hala aktif birisi ile mi konuşuyor acaba diye düşünmekten kafayı yedim yiyeceğim. Aynı işyerinde çalıştığımız arasının iyi olduğu bir arkadaşımız daha vardı onunla dışarı çıksa ya da konuşsa deli gibi kıskanıyorum. İşin en kötü yanı da kendimi her ne kadar o senin arkadaşın cümlesine alıştırmak için çabalasam da o hayatımda olduğu sürece önüme bakamıyorum hayatıma kimseyi sokamıyorum. Çünkü hayatıma birisi girerse eğer ona ihanet etmiş olacağım diye düşünüp korkuyorum. Bu yüzden de bir yalnızlık sarmalının içerisinde çıldırmama az kaldı.