İslâm'ın doğru olduğunu yine İslâm dininin kutsal kitabıyla kanıtlamaya çalışmak abesle iştigaldir. Ben de Zeus'un Tanrı olduğunu Yunan mitolojisinden örnek metinler içeren doğrulamalarla kanıtlayabilirim.
Bu şey gibi, Komünizm'in doğru ekonomik rejim olduğunu Karl Marx'ın kitabıyla kanıtlamak gibi. Somut bir dayanak değil.
İnsanlar varoluşları itibarıyla kendinden güçlü olana tapınma gereksinimi duyumsarlar. Kimi bir din seçip ona inanır ve o dinin Tanrı'sını ulaşılamaz, yüce, en güçlü olduğu için ona tapınarak huzur bulur. Kimi bir sevgiliye, aldığı nefese, hayata. Bu kişiden kişiye göre değişir. İnsanın içsel olarak güçlü olana tapınma arzusunu mutlak bir dinin x olduğu ön kabulünü ileri sürerek açıklamak da mantıksızdır.
Bir Tanrı'nın olduğu ön kabulüyle hareket edelim; ya gerçek olan İslâm değil de Hindu ise? Hindistan'da ineğe tapıyorlar diye dalga geçtiğiniz tek hakikat ise? Olamaz mı?
Yanlış Tanrı'ya inanmaktansa, hiçbirine inanmamayı yeğ tutarım. Tüm dinler birbirleriyle çeliştiğinden, aslında her inançlı, kendi dini dışındaki diğer dinlere karşı ateisttir çünkü.