Misafir adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Malum hükümetin yeni Türkiye'si itibardan tasarruf olmaz. Nede olsa güçlü Türkiye halkın vergileriyle nasıl güçlü olunuyorsa. Üretim yok bir şey yok. Her şeyi halkın sırtına yükle, sonra biz çok güçlüyüz. Yeni Türkiye uçuyor. Normal bir hükümet ne yapar; Halkın insan gibi refah seviyesi içinde yaşayabilmesi için üretimi ve diğer her şeyi teşvik eder. Kendine kaynak oluşturur. Her şeyi bu milletin sırtına yüklemez. Halktan uzakta saraylarda ütopik dünyalarında kendi oligarklarıyla ülkeyi sömürmeye devam...
Şu konuda bazı şeyleri rasyonel bir şekilde belirleyebilsek bu sorunlarımız uzun sürede baya azalacak aslında.

1- Devlet üretim yapmamalı zaten. Devletin zaten en önemli gelir kaynağı vergiler olmak zorunda. Türkiye'nin ekonomik sorunu ithalatın sürekli olarak ihracattan yüksek olmasından ve geliri yüksek olan insanların oran olarak çok daha az vergi ödemesinden geliyor. Bir çok ülkede daha çok dev şirketlerde görülen vergi kaçırma olayı Türkiye'de küçük esnaftan koca koca holdinglere kadar ciddi sayıda insan çok ciddi şekilde vergi kaçırıyor. Araba vb. gibi şeylerdeki ÖTV'nin nedeni bu yani. Aynı zamanda ithalat/ihracattaki döviz açığı sebebiyle devlete ödenen TL bazındaki vergininde önemini azaltıyor.

2- Devleti sektörlere zorunlu olarak sokmak devlete de tüketiciye de üreticiye de zarar veriyor. Bunun nedeni de tekelleşmenin olduğu yerde rekabet ve gelişme duygularının azalması. İZSU, Tekel işletme. Yine İzmir, Gaziemir'de 2 gündür sular kesik bir ara verdiler onun dışında 2 gündür su yok. Bir özel şirket olsaydı İZSU ve rakipleri olsaydı her yıl böyle 2-3 gün çeşitli semtleri susuz bırakıp bilanço zararı yaşamadan müşteri kaybetmeden böyle faaliyetine rahat rahat devam edemezdi. Bıraktığı an insanlar aboneliklerini, çalıştıkları şirketleri değiştirirdi. Şimdi yine arızayı tamir edecekler sonra kimse dert etmeyecek. Akbank ciddi bir sıkıntı yaşadı kim bilir kaç müşteri kaybetti, o kaybettiği müşterilerin sayısı artmaması için komisyonları, ücretleri düşürdü-kaldırdı. Peki biz İZSU'da her hangi bir bu şekilde bir şey görecek miyiz? Hayır, çünkü neden yapsın ki aynı diğer şehirlerde olduğu gibi İzmir'de İZSU'nun alternatifi yok, müşteri kaybetme gibi bir imkanı yok yani.

Toplum olarak şu algıdan kurtulmalı herkes. Devlete vergimi vereyim Devlet benim, ailemin ve sevdiklerimin eğitimi, refahını, güzel iş hayatını, sağlık sigortası ve hizmetlerimi en doğrusunu en güzelini en düşük maliyetle karşılasın. Bu yanlış. Aynı zamanda Devlet Teşvik versin, Yardım etsinde yanlış. Yine yardımı, teşvik sorumluluğunu Devlet'e yüklerseniz bu sefer yine hem o alanda Devlet yine tekelleşiyor hemde ortaya ciddi bir verimsiz hizmet-geri dönüş elde ediliyor.

9 milyon emeklimiz var. Her birinin aylık en düşük hazineye maliyeti 1000 TL olsa aylık 9 milyar TL gider.
3 milyon kamu çalışanımız var. Her birinin aylık en düşük hazineye maliyeti 4000 TL olsa aylık 12 milyar TL gider.

Sadece şu 2 gider kalemi için 20 milyon insanın her ay 1050 TL ödemesi lazım.


Ve bugün devlet bizi atamıyor, bize kadro vermiyor diye bekleyen yüz binlerce gençlerimiz var.