Ben olayın siyasi tarafına bakmıyorum ve de ilgilenmiyorum.
Fakat bir gerçekten bahsetmek istiyorum:
- Müteahhitlerin çıkar ilişkileri yok edilmeli (hangi görüşe sahip olursa olsun, muhakkak belediyelerden adamlarını buluyorlar) .
- Zemin etüdü yapılmayan bölgelere ruhsat verilmemeli.
- Bataklık, dere yatağı, toprak kayması ihtimali yüksek bölgelere asla ruhsat verilmemeli, hatta dere yataklarına da belirli bir mesafe konulmalı.
- Binaların sağlamlık dereceleri daha sıkı denetlenmeli.
- Belki de en önemlisi İMAR BARIŞI denen şeyin bir daha asla çıkarılmaması (İmar barışından elde edilen gelirle, depreme dayanıklı binalar yapacağız denmişti. Fakat şu detay atlandı: depreme dayanıksız binaların parasıyla, depreme dayanıklı binaların yapılacağı söylendi).
- Kaçak yapılara asla izin verilmemeli. Oy potansiyeli sebebiyle görmezden gelinen binalara yıkım kararı derhal çıkarılmalı. Burada oturan kişileri de mağdur etmemek amacı ile TOKİ'den öncelik tanınmalı.
- Yukarıda saydığım konularla alakalı olarak bağımsız ve çıkar gözetmeyen kuruluşlar kurulmalı ve GERÇEKTEN denetleme yapılmalı. Sorumluları hakkında her kim olursa olsun hesap sorabilmeli ve cezai işlemler uygulanabilmeli.
Bu saydığım maddeler yapılabilse keşke...