Kasıtlı mı yapıyorsun bilmiyorum ama sürekli yanlış bilgileri doğruymuş gibi veriyorsun.
Teker teker tüm yalan ya da yanlışlarını düzelteyim.
1) Bugün bizde vurulan biontech pfizer aşısı faz 3 aşamasını geçmiştir. Hatta faz 2 ve 3 aşamaları işi hızlandırmak için beraber uygulanmıştır.
Yani bu aşının faz 3 aşamasını tamamlamadığı uydurulmuş bir yalandır, bilimsel makale üzerinden değil sosyal medyadan araştırma yapan adamların inandıkları bir hurafedir.
Faz 3 çalışmasını geçemeyen hiç bir aşı klinik uygulama izni alamaz.
Salgın başlangıcında 200 küsür aşı çalışması başladı bugün elde 3-5 uygulama izni almış aşı var.
Yani öyle kafalarına göre her aşıya izin verip milyonlarca insan üzerinde deneme falan yapılmıyor.
190 dan fazla aşıya izin verilmedi bu aşılar faz 3 aşamasını geçemedi.
2) Faz 3 aşaması 35 bin gönüllü denek üzerinde denenmiştir ve sonuçları saygın hakemli tıp dergisi new england of medicine da yayınlanmıştır. https://www.nejm.org/doi/full/10.1056/nejmoa2034577
Bunlardan gerçek denek olan 17 binine gerçek aşı kontrol grubundaki 17 bin kişiye de aşı diye su verilmiştir.
Sonuçta gerçek aşı verilenlerde yeterli antikor oluştuğu ispatlanmıştır.
Ciddi zararlı yan etki konusunda gerçek aşı vurulanlar ve sahte aşı vurulanlar arasında bir fark bulunamamıştır.
3) Pfizer'ın sitesinde faz 3 çalışmaları 3-4 sene sürer yazmıyor. Bu da senin uydurman. 1 senede 4 seneye kadar sürer yazıyor. Bir bilimsel araştırma ve çalışma tamamen para meselesidir. Parayı basarsan 1 senede yaparsın, bütçeyi kısarsan 10 senede tamamlarsın. Bu iş karlı ve öncelikli olduğu için faz 2 ve 3 çalışmaları beraber yapılmış ve 1 senede tamamlanmıştır.
4) Faz 4 çalışması ruhsat alınca değil, klinik uygulama başlayınca ortaya çıkar. Yani bir aşı uygulama izni aldığında faz 3 aşaması biter. Faz 3 çalışmasındaki 35 bin kişi denekti. Ama bugün faz 4 çalışmasına yani klinik uygulamaya katılanlar denek değil. Ancak faz 4 aşamasında da aşının farklı gruplar üzerindeki etkileri, farklı ilaçlar ile etkileşimleri, çok nadir yan etkileri raporlanır.
5) Kullandığın her ilacın prospektüsünde bahsettiğin imzaladığın kağıt gibi sorumluluğu reddeden metinler bulunur. Hiç bir ilaç firması vurulduğu antibiyotik yüzünden ölen adama, kullandığı ağrı kesici yüzünden diyalzie giren adama tazminat ödemezler. O sorumluluk reddi hastanede yaptıracağın her işlem öncesi sana imzalatılan bir kağıttır. Her operasyon öncesi sana riskleri anlatan ve kabul ettiğini belirten imza alınır. Genç arkadaşlar hastaneye pek sık gitmedikleri için hastanede her işlem öncesi kağıt imzalatıldığından haberdar değiller herhalde. Askere gittin mi de sana yüzlerce maddelik emir imzalatırlar sorumluluk reddetmek için.
6) Tedavi ediciliği kesin bir ilaç ya da aşı yoktur. Böyle bir saçmalığı nereden uyduruyorsunuz merak ediyorum. Her ilacın ve aşının her insan üzerindeki etki mekanizması farklılık gösterir. Bu aş %80 koruyor. Bu yüzden aşılanan her 10 kişiden 2 si hastalığa yakalanacak. Firma da aşı oldum da niye hasta oldum diye dava açan olmasın diye sorumluluk reddediyor.
Ama tüm toplum aşılanırsa ve toplumun %80 i bağışıklık kazanırsa bu salgın ilerleyemez hale gelir kısıtlamalar kalkar.
7) İnsanlar neden kendini hasta hissediyor. Hasta hissetmenin nedeni vücudun savunma sisteminin aktive olup antikor ve immün hücre üretmesi. Bunu yaptırmak için de bağışıklık sistemi sanki bir enfeksiyon varmış gibi kandırılıyor. Yani elemanın söylediği gerçek. Aşı ile bu kadar kötü hissediyorsanız hastalnırsanız mahvolursunuz. Çünkü
aşının etkisi yalancı bir enfeksiyon ve bir kaç günde hafifliyor ve savunma hücrelerini uyarıyor sadece. Oysa virüs çoğalmaya yayılmaya devam ediyor organlarınıza damarlarınıza sinir sisteminize hasar veriyor.
8) İstatistik bilmiyorsun ya da karşılaştırma yapamıyorsun herhalde.
Aşı yüzünden annende babanda ortaya açıkabilecek yan etkilere bu kadar endişelenirken virüsten ananı babanı kaybetmekten hiç korkmuyorsun herhalde.
9) Bu hastalık endemi değildir pandemidir. Bu hastalıkta ölüm oranlarının düşük görünmesini senin gibi istatistik okumasını bilmeyenler yanlış yorumluyorlar.
Bu hastalığın korkunç olmasının nedeni ölüm oranlarının yüksek olması değil, yayılma hızının yüksek olmasıdır. Grip ile kıyaslayan aklı evveller var. Grip çok yakın temasla bulaşır. Ve bulaşma hızı 1 e 1,5 dur. Bu hastalıkta bulaşma hızı 1e 3 le başladı. Bugün deltada 1e 5 lerin üzerinde. Bu hastalığı aşı ile ya da kısıtlamalar ile baskılamazsan o kadar hızlı yayılır ki yoğun bakımlar solunum cihazları dolar. Aslında solunum desteği ve yoğun bakım ile kurtarılabilecek milyonlarca kişi hastane yetersizliğinden ölür. Ve bu İtalya'da İspanya'da gözümüzün önünde oldu. İtalya'da insanlar hastane koridorlarında sedyelerde can verdiler yeterli yoğun bakım yatağı olmadığı için.
Tüm aşılardan sonra enfeksiyon belirtileri çok doğaldır. Bu aşının amacıdır zaten.
Okullarda aşı yapıldığında o günü tatil ederler.
Çocuklar aşı olduklarında ateşlenirler.
Çünkü aşının amacı sahte bir enfeksiyon simülasyonu yaratıp vücudun beden olmayan hastalığa karşı savunma sistemi üretmesini sağlamaktır.