Nereden geldiği herkese göre farklı olan, bir ırkın devamıyız. Çırılçıplak dolaşıp ormanlarda sevişirken kendimize düzenler yarattık. Bir şeyler olmaya çalıştık. Aileler kurduk. Zorlandık, bastırıldık. Okumak ve iş sahibi olmak, para kazanmak zorunda bırakıldık. Hepimiz bir ananın rahminden su gibi çıkmışken, birbirimizin yanlış algıları yüzünden birbirimize düştük. Sınırlar koyduk, devletler yarattık. İnsan öldürdük. Hepimiz bir ananın rahminden saf bir bebek olarak çıktık.
Kendini dünyadan geri çektiğini düşün. Dünyaya ve tüm yaptıklarımıza uzay boşluğundan bak. Sorununu basitle.
Biraz sonra sel basacak bir evin, mutfak tezgahında, boyundan büyük pirinci taşımaya çalışan karıncayı düşün. Derin nefes al, karından.
Seni dinleyenlerin, senle konuşanların hepsi senin gibi bu dünyaya geldiler. Rahat ol, kendin ol, ölümü ve uzayı düşün.
Ve ne olursa olsun hayat devam edecek.
Bende de böyle bir sorun var arada çok etkiliyor hemen kendi kendime "O da etten kemikten ben de ne olabilir ki?"
Hala daha bazı sorunlarım var ama aşıyorum yavaş yavaş konuşmayı sevmem sessiz kalırım genelde bu sorunum var. Param oldugunda il dışına çıkacağım ya da konuşturan bir iş bulacağım çağrı merkezi vs. gibi il dışında yurtta okudum cidden katkı sağlıyor bu sefer farklı eve çıkacağım. Yukarıda yazı alıntı bu arada ama nedense beni etkiliyor.