Sadece market zincirleri için geçerli bir durum değil. Ülkenin en büyük beyaz eşya firmasının fabrikasında çalışıyordum. Herkes saat başı ücretle çalışıyordu. Girişte ve çıkışta kart basıyordunuz fabrika içinde kaldığınız saat üzerinden günlük ücret alıyordunuz. İstediğiniz zaman da kartınızı okutarak o ana kadar kaç saat çalıştığınızı ve ne kadar para alacağınızı görüyordunuz. Sonra bir şey dikkatimi çekti. Fabrikaya her gün 10 dakika, 7 dakika, 9 dakika, 12 dakika geç girdiğim ve akşam çıkışta da yine 6 dakika, 10 dakika gibi erken çıktığımı gördüm. Ama mesai başlamadan en az 15 dakika önce giriş yapıyordum ve paydos olmadan çıkmıyordum. Zaten çıkamazdım adama erkenden nereye gidiyorsun diye sorarlardı. Fabrikada ortalama 4000-5000 kişi çalışıyordu. Amele sınıfı diyelim. Bu anlattığım olay herkes için geçerliydi ve kimse itiraz edemiyordu. İtiraz edenleri hemen işten atıyorlardı. Nasıl olsa yeni adam bulurum diye. Koskoca firma çalışanlarının çalışma saatlerinden dakikaları tırtıklayarak kul hakkı yiyordu. Üstelik fabrikanın her yerinde çerçeveler içinde dualar asılıydı. Ülke bu durumda maalesef. Çalışanlar haklarını savunamasınlar diye güzel bir düzen kurulmuş.