Kaystros adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Ben de sıkça komşularından rahatsız olan biriyim ama bu durum rahatsızlık nedeni değil, aşırı hiçbir şey yok. Havai fişek mi patlatıyorlar ya da çığlık mı atıyorlar? Aralarında konuşuyorlarmış ama yankı olduğu için ses geliyormuş. Ne yapsın çocuklar, fısıldasın mı?

İnsan kafa dengi arkadaşlarıyla nasıl isterse öyle sohbet eder, anlaşılan o sokak sadece size ait değil. Üstelik o ergen dediğiniz insanlar içinde sizin de arkadaşlarınız var. Sorun yankı ise, olabilir. Çok şikayetçiyseniz belediyeye gidersiniz, durumu anlatırsınız.

Karşındaki insanlar kötü niyetli olsalar şikayetten sonra "hadi sen de gel" demezler.

Hayır bir de memleketin polisine ilgisiz demişsiniz, polisten ne demesini bekliyorsunuz? Sokakta oynamayın, aranızda şakalaşmayın, sesinizi yükseltmeyin, vs. gibi bir şey mi?


Sizi üzen şey ne? Mahallenin artık birbirini tanımaması mı? Söylediğinize göre mahallenin gençleri bir araya gelip, oyun oynuyor zaten. Yani onlar birbirini tanıyor, bu açıdan sanki siz uzak duruyorsunuz.

Tavsiyem, Türkmenlerin sıklıkla yaşadığı yerlere gidin, etrafta yankı yapan beton yapılar olmasın. O zaman rahat edersiniz.
Konuda yazdığım birkaç şeyi yanlış anlamışsınız hocam.

Polisler ilgilenmiyor demiyorum. Polise söylenirse polis gelir, uyarır. Ama daha sonra daha fazlasını yaparlar. Ki zaten alt katta oturan dedem sessiz olmalarını söyledikten sonra daha fazla bağırdıktan sonra zile basıp kaçmışlardı. Polis gelip uyarırsa artık ya camı kırarlar, ya üstümüze gelirler.

Sokak Türkmen sokağı, biz de Türkmeniz zaten.

Nasıl isterse öyle sohbet eder cümlesini o gruptan bir arkadaşım da söylemişti. Evet, nasıl isterse öyle sohbet edebilir. Bunda özgürdür. Ama diğer insanları rahatsız edecek derecede küfürlü ve bağırarak konuşmak özgürlük kapsamında değerlendirilmemelidir. Benim rahatsız olduğum, şikayetçi olduğum nokta söyledikten sonra daha fazlasını yapmaları.

"Sen de gel" olayını da konuda anlatmıştım hocam.

Babam iyi niyetli olarak beni çağıran çocuğun babasını aradı, babamla o çocuğun babası sıkı arkadaş çocuğuyla da ben öyleyim, çocuğuna bir zarar gelmesin diye evine çağırmasını istedi.

Dışarıda da zaten benim kadar diğerlerini uyardı, gruptakileri insanlardan daha uzağa götürmeye çalıştı.

"Hayır bir de memleketin polisine ilgisiz demişsiniz"

böyle bir cümle kurmadım konuda.

"Polisi de alamıyorlar ailesi yakın diye. Ki zaten polisi arasalar daha fazla yapacaklarına adım gibi eminim."

Beni üzen şey, rahatsızlığımızın uygun dille ifade edildikten sonra dalga geçer gibi konuşup, üstüne daha fazlasını yapmaları...

Benim onlara uzak durmamdaki en büyük sebep de zaten bu konu.

Oyun oynama konusu da şöyle hocam.

Binalar eski bina. Arka tarafı var ve etrafı açık. Saklambacı oynarken binanın yanında ebe oluyor. Diğerleri de apartmanın içine ev etrafına çıkıyor. Ufak bir anlaşmazlıkta ise bağırıyorlar. Bunu da gece 23'den sonra yapıyorlar.

Umarım rahatsız olduğumuz noktaları iyice anlatabilmişimdir.