yaziliman adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Hocam şimdi doğru anladım değil mi?

-D-landırıcılık yapmadığımı kanıtlarsam dosya masrafları vs dahil adamın parasını ödeyip kurtuluyorum,
-D-landırıcılık yapmadığımı kanıtlayamazsam/hakim inanmazsa 10-20 yıl arası hapis cezası alıyorum, ne kadar para ödersem ödeyeyim kurtulamıyorum.
Öncelikle ben avukat değilim. En doğru hukuki bilgi avukattan alınır. Benim söylediğim her şeyi bir avukattan teyit etmeni öneririm. Zira tarafı olmadığın bir dava, iddianame vs hakkında ahkam kesmek avukatlık kanununa muhalefettir. Benim dediklerim sadece kişisel tecrübedir. Bugün geçerli olabilir ya da olmayabilir. Şimdi gelelim sorularına bildiğim kadarı ile...

1) Ceza davasının dosya masrafı olmaz. Ya ceza alırsın ya da almazsın. Ceza alırsan karşı tarafın avukat masrafı (baronun belirlediği tutar) ve yargılama giderleri sana kalır. Ceza almazsan karşı tarafın avukat masrafı (baronun belirlediği tutar) ve yargılama giderleri hazineye kalır. Mahkeme "dollandırıcılık yok" derse, senin adama olan borcun başka bir davanın konusudur. İcra davası konusu olabilir, iş mahkemesi konusu olabilir... Yani ceza değil, hukuk davası olur. O da başka mahkemede görülür.

2) Hakim dollandırıcılık yaptığına karar verir ise ve sen mahkemede iyi bir kanaat oluşturur isen alt sınırdan ceza alırsın. İyi kanaat oluşturmak zannedildiği gibi kravat takmak ile v.s. olmaz. Mahkeme heyetini aldatmaya çalışmamak bir iyi hal göstergesidir mesela. Duruşma boyunca yalanın çıkmazsa alt sınırdan alma şansın yükselir cezayı. Karşı tarafın zararını karşılamk da bir iyi hal göstergesidir. Burada da suç ortadan kalkmaz ama ceza alt sınırdan alınır.

Mahkeme heyeti ceza kesildikten sonra cezaevi tabiri ile cezayı "içeriden" ya da "dışarıdan" verir. Dollandırıcılık davalarında istisnalar kaideyi bozmamakla beraber cezalar "dışarıdan" verilir. Yani bu ne demek? Heyet sana 6 yıl verdi diyelim. Bu ceza hemen kesinleşmez. İstinaf ve yargıtaya itiraz yolları açıktır. Bu süreç ortalama 2-3 yılı bulur bazen de geçer. yani mahkemenin verdiği cezanın onanması 2-3 yıl sürer ortalama. 2-3 yıl sonra cezan kesinleşince direk yatarsın. Bu "dışarıdan" ceza yöntemidir.

Bir de cezaevi jargonunda "içeriden" ceza yani "hükmen tutukluluk" vardır. Hakim cezayı verir ve seni tutuklar. Sen yargıtay ve istinaf süreçlerini cezaevinden yaparsın. Yargıtaydan ya da istinaftan dava bozulursa veya karar bozulursa ve sen sonunda beraat edersen, devlet yattığın gün başına sana para öder. Ama genelde (tekrar ediyorum istisnalar kaideyi bozmaz) bu davalarda tutuklu yargılanma ve içerden ceza almak için toplumsal infial yaratmak gerekir. Mesela tosuncuk gibi... Cezan onaylanırsa da (inanılır gibi gelmiyor ama gerçek) yattığın gün başına yediğin yemek, yaktığın elektrik (aydınlanma için) ve kullandığın su için cezaevi tipine göre günlük 20 lira borçlanırsın devlete. Yani senesi minimum 7500 Lira civarı. Ama dediğim gibi bu cezaevine göre değişir. Ayrıca bu davada tutuklu yargılanırsan Ankara'da yatarsın. Çünkü dava Ankara'da açılmış.

Ne yaptın bilmiyorum dostum. Ama olayın anlattığın gibi gelişmediği yani basit bir borç alacak ilişkisi olmadığı belli. Hiçbir cumhuriyet savcısı "adama 3k borç verdim adam ödemedi" diye dava açmaz. Mutlaka ortada sen kabul et ya da etme "karşı tarafa vaat vererek para alma" olayı var.

Sana şiddetle tavsiye ediyorum avukat tut. Bir heyete denk gelirsin, hakime derdini anlatamazsın "ben bunu ikinci duruşmaya kadar atayım içeriyede hayatı öğrensin" der kendini cezaevinde bulursun. Tekrar ediyorum. Sen kimsenin "ben katıldım bişey omaz yeaa" demesine bakma. Ne yaparsan yap ama ağır ceza davalarına avukatsız çıkma. Tekrar geçmiş olsun.