Hayırlı Cumalar.

Cuma namazlarında gözlemlediğim karmaşa ve düzensizlik üzerine birkaç satır yazmak istiyorum. Bildiğiniz üzere Cuma günleri cemaatte bir enflasyon yaşanır ve insanlar cami/mescit dışına taşar. Bir dinin mensup sayısının fazlalığı bir taraftan o dinin mensupları için gurur kaynağı iken diğer taraftan kaosa davetiye çıkarır (Hac izdihamlarından dolayı ölen binlerce kişiyi hatırlayın). Cuma namazı saatinde yaşanan karmaşanın neredeyse evrensel olması daha acı bir durum; dünyanın öteki ucunda da aynı organizasyonsuzluğun benzer sorunlara yol açtığına üzülerek şahit oldum.

Burada kul hakkı ile ilgili bir parantez açmak istiyorum; İslamiyet'te kul hakkı yemek, sadece hakkı yenilen kişi veya (vefat ettiyse) mirasçıları tarafından affedilebilecek bir günahtır. Kul hakkının özel bir yeri vardır; İslamiyet, Katoliklik vb. inançlardaki gibi din görevlilerinin günahları affedebilmesine izin vermez.

Bugün Cuma namazını kıldığım bina içindeki mescitte yer kalmayınca cemaat koridora seccade sermeye başladı. Buraya kadar çoğu Cuma namazında gördüğümüz bir manzara bu. Canhıraş bir şekilde gelip seccadesini koridoru tamamen kapatacak şekilde seren ve o sırada geçmekte olan kişilere bu koridoru kullanmayın diyen bir Müslüman sizce haklı mıdır yoksa koridoru kullananların hakkını gasp ederek kul hakkına mı girmektedir? Koridorun mescide en uzak olan (cemaatin arkasında kalan) kısmı boş bırakılarak koridorun namaz kılmayan kişilerce kullanılabilmesi sağlanabilirdi. Ancak böyle bir düzenleme gerekli midir yoksa "insanlar bir saatcik de bu koridoru kullanmasın" mı demek lazımdır?

Bu verdiğim örnek aslında devede kulaktır. Benzer örneklerine; camiye girerken, çıkarken, ayakkabı alırken, ayakkabı giyerken, namazlarını erken bitirenler cemaatin arasından geçerken vb. her Cuma ziyadesiyle şahit oluyorsunuzdur.

Hayatın her alanına kurallar getiren İslamiyet, günümüzde nasıl bu kadar kaosa yol açan Müslümanlar üretebildi? Cuma namazlarında oluşan kargaşanın gerçek sebebi ne; Cuma günleri yaşanan cemaat enflasyonu mu yoksa namaz kılabilmeyi hak yemenin önüne koyanlar mı? Özellikle ülkemizde "düzen" neden hala "ütopik" bir kavram olarak görülüyor? Cami görevlilerinin basit önlem ve yönlendirmeleriyle karışıklıklar azalır mı yoksa bu işin eğitimi şart mı? Düzeni sağlama sorumluluğu dini otoritelere mi, camii görevlilerine mi yoksa cemaate mi aittir?

Bazılarınız için yukarıda bahsettiklerim önemsiz detaylar olarak görülebilir. Sizden ricam; düşüncelerinizi yazarken kelimelerinizi hassasiyetle seçmeniz ve konuyu olguların dışına taşırmamanız.