digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Söylediklerinin hepsinde mantık hataları var bunlarda bilgi eksikliğinden kaynaklanıyor.
Bazı aşılar risk gruplarına yapılır. Mesela grip aşısı sağlıklı normal insanlar için bir haftalık hastalıktır. Ama yaşlılar ve kronik hastalıkları olan bağışıklık sistemi düşük insanlar için tehlikelidir. O nedenle maliyet hesabı yapılır ve risk gruplarına uygulanır.
Bazı aşılar risk gerçekleştikten sonra da işe yarar. Mesela kuduz aşısı ya da tetanız aşısı. Yani veteriner gibi risk grubu değilseniz öyle 6 ayda bir gidip hatırlatma aşısı olmanıza gerek yok. Çünkü bir hayvan tarafından ısırılmadığınız sürece ya da deri bütünlüğünüz bozulmadığı sürece kuduz ya da tetanoz aşısı olmazsınız.

Yani sen kitlesel pandemi yaratan ölümcül bir hastalığın aşısı ile bulaşıcılığı kısıtlı veya risk gerçekleştikten işe yarayan aşıları bir birleri ile kıyaslayıp kendi teorini saçma bir şekilde kanıtlamaya çalışıyorsun. Bu söylediklerin bir bilim insanı için komik. Ben bir bilim insanı değilim.

Hayattaki en saçma ve tehlikeli bilgi üretme şekli tümevarımdır. Çevrenden duyduğun bir kaç istisnai örneği gösterip büyük fikirler öne sürmeye çalışıyorsun. Bu aşı günde 500 bin kişiye uygulanıyor. Her 500 bin kişinin içinden aşı yüzünden kanser olan 1 kişi çıkar. Her 500 bin kişi içinde aşı yüzünden kalp kası iltihaplanması olan çıkar. Her 500 bin kişi içinden alerjik reaksiyondan ölen çıkar. Peki bu istatistikler yeterli mi? Bugün evden çıkıp işe giden her 500 bin kişiden 5 tanesi ölür ve eve dönemez. Senin kafanla düşünürsek işe de gitmeyelim değil mi?

Aspirin örneği vermişsin. Aspirin değil bir çok ilaç 100 binde bir ölüme kadar götüecek çok ağır yan etkiler yaratabilir. 82 milyona aspirin uygulansa binlerce insan beyin kanamasından ölebilir, anaflaksiden ölebilir.

Aşı olanların maske takmaya devam etmelerinin nedeni aşıların koruyuculuğunun %100 olmaması nedeniyle bulaş riskinin devam edebilmesi. Yani bu aşılar hastalığı ağır geçirip ölme riskinden %100 korusalar da hastalanma riskinden %90 koruyorlar. Yani kalan %10 hastalanabiliyor ve bu kişiler hastalanmasın ve hastalığı yaymaya devam etmesinler diye maske kullanımı önerilmeye devam ediliyor.

İsrail ve İngiltere'nin mutasyon virüsten kırıldığı senin ortaya attığın bir iddia. İstatistik rakam veri okumadan clickbait haberlere göz gezdirip kendi kafandan fikir üretiyorsun. Google a gir ve "israel corona statistics" "england corona statistics" yaz. Sonra vefat sayılarını seç ve grafiğe bak. Aşı ile hastalığın nasıl baskılandığını gör sonra yeni çıkan delta varyantına karşı ölüm sayılarından hiç bir artış olmadığını gör. İsrail'de son 1 aydır coronadan ölüm sayısı 30 değil.

İstatistik biliminden, ölçme değerlendirme tekniklerinden haberdar olmadığınız zaman hayattaki riskleri görmezden gelip kendi kafanızdan riskler uydurursunuz. Bu aşının uygulanmasının nedeni aşı uygulanmadığında toplumda oluşacak zararın aşı uygulandığında oluşacak zarardan fazla olması. Yani aşı olduğunda kalp kası iltihabından korkan adamlar virüsle enfekte olduklarında vücutlarına alacakların riskin daha büyük olduğunun farkında değil. Bugüne kadar 36 milyon insana uygulanmış bir aşıdan ağır yan etki görmüş 36 kişiyi örnek gösterip ben aşı olmayacağım bu aşı riskli ve tehlikeli diyen insanların muhakeme yetenekleri zayıftır.
"Bilgi üretme şekli" diyerek kibar davranıyorsunuz. Bu yapılanın adı safsatadır.

Aşı karşıtları şunu söylese yeterli: korkuyorum, güvenmiyorum ya da istemiyorum. Onun dışında yok İsrail, yok tetanoz, yok büyük resim...

Mesela ben çocuğuma Türkiye'nin aşı takviminde olmayan aşılar da yaptırdım. Çünkü, adı sanı duyulmamış bir virüsün çocuğumu benden alıp götürmesini istemiyorum. Bilime inanıyorum ve güveniyorum.