daha gençsin anladığım kadarıyla. ben de çok yaşlı değilim. ama senden daha beteri vardı bizde..mesela paran olsa bile okula başladığında kitapsız başlardın. parasını hocaların söylediği kırtasiyeye bir ton para yatırır sıraya girerdin. gelince alırdın kitabını. hele süper lisede okuyorsan en az 3-5 katı para verirdin de yurtdışından gelirdi kitapların...
lisede hala hatırlarım sınıfı geçmek için öğretmene ayakkabı hediye eden arkadaşlar vardı. derslere bırak öğretmeni üniversite öğrencisi derse girerdi. ben öğrencilik hayatım boyunca hiç ingilizce öğretmeni görmedim. coğrafya ve müzik öğretmeninin derse girdiğini hatırlıyorum. bunlar çok değil 20 yıl önceki İstanbulun göbeğinde olan şeyler...
siz kıymetini bilmeyin verilen kitap defterin öğretmenin...
bana sorsalar kesinlikle ücretsiz kitap ve defter vermem. kus hiç vermem. her yıl bir ton para boşa gidiyor...(10 yıl önce kurslar ücretliydi o zaman katılım daha fazlaydı, para verilmeyince halkımız kıymetini bilmiyor)
sizi çok iyi anlıyorum

, bana ilk okuldan bu yana verilen tüm eğitimler hiçbir fayda sağlamadı. Çünkü ben ilkokuldan üniversiteye kadar sanayide ve yurtta büyüdüm. O yüzden bana okulun verdiği ezber eğitim sadece uykusuzluk sebebim oluyordu. Şuanda da Üniversitem bana ders vermedi. Sadece YouTube ve projelendirme yaptılar. Bu yüzden bugünlere geldiysem burada okulun değil ailemin ve dostlarımın emeği bulunur. Okula teşekkür etmiyorum. Çünkü beni boş hayallerle oyaladı

Sizin zamanınızı bilmem ama o zamanlar üniversite okuyan iş buluyordu. Bizim zamanımızda profesyonel bir iş yapsan da işinin hakkını verecek insan bulamıyorsun.