Bilinen tüm büyük dinleri ve metinlerini inceledikten sonra ve mutlak bilime inanan biri olarak deist olmaya karar verdim. Bunda hem insanlık tarihinde dinler adına yapıldığı söylenen ama aslında insani hırslar yüzünden çıkarılmış ve çıkarılan savaşları gördüğüm, okuduğum için hem de uzay konusunda izlediğim onlarca belgesel çok etkili oldu. Biz bir kum zerresi üzerinde yaşayan yıldız tozlarıyız bu nedenle hem evrenle bağlantılı hem de onun bir parçasıyız. Bu açıdan agnostik inanış ya da deizm bana daha mantıklı geldi ve buna inanmayı tercih ettim. Bu demek değil ki diğer inanışlara ilkel dinler dahil saygı duymuyorum. Seküler Müslüman bir ailede yetiştiğim için bu konuda inancımı açıkladığımda bir tepki almadım sen bu şekilde inan Biz de bu şekilde inanıyoruz dediler. Tanrı ya da yaratıcı demek yerine dil alışkanlığı Allah ve inşallah kullanırım.

Bir yaratıcı var mı mutlaka koca kainat tesadüf eseri ortaya çıkmış olamaz ama bu bizim ya da büyük dinlerin kabul ettiği gibi olmayabilir.

Buna delil olarak da bir belgeselde tüm inançlara olan düşüncemi derinden etkileyen şu cümle örnek verilebilir.

Samanyolu galaksisinde 200 milyardan fazla yıldız olduğu tahmin ediliyor. Bizim yıldızımız ise güneş bu demek ki güneş sistemini esas alırsak en az 100 katı gezegen ve uydu var demektir. Bir diğer tahmin de şu şu ana kadar keşfedilen evrene göre evrende tahmin edilen yıldız sayısı ( gezegen ve ya uydu değil) dünyadaki tüm çöl ve denizlerdeki kum tanelerinin sayısından fazladır.

Avucunuza kum taneleri alıp saymaya çalışın bunu bir de tüm sahil ve çöller olarak düşünün. Nasıl canlı formları, medeniyetler ve inanışlar vardır.