Konuyu dine camiye tarikata çekenleri anlamak çok güç. Onların olacağı bir ortamda yaşamak istemezdim açıkcası.

Asıl konuya gelirsek, böyle bir ortamda yaşamak için toplumun nizami bir kültürde biçimde olması gerekir. Bu tasarım iskandinav ülkelerinde kullanılan bir tasarım, medeniyet ve halk çok gelişmiş. Refah çok yüksek.
Atatürk de Türkiye'de köyleşme için iskandinavlarda bu tarz şeyleri görünce getirmeye çalışıyor planlamasını falan yapıyor ama olmuyor.
Türk toplumu uygun değil bu tarz şeylere, birinde biri mangal yapar, birinde biri pitbul besler, birinde biri bağırır falan olmaz yani.
Toplumun uygun olması lazım.
Bu tarz bir refahta yaşamak için benim sevdiğim, Atatürkün de önerdiği bir kitap var, "Beyaz zambaklar ülkesinde" diye, finleri anlatan.

Yani hükümetle alakalı yok binaymış yok çimmiş değil toplumla alakalı bir durum, tabi hükümetle de şöyle alakası var, toplumu yönlendirecek olan, zorla da olsa bu şekle sokacak olan bir öndere ihtiyaç var, o açıdan hükümeti alakadar ediyor, yoksa bu toplumun eseri.