Bu cevap, konu sahibi tarafından kabul edilebilir bir cevap olarak işaretlendi.
Burada problem biraz da işi yapan arkadaşlarda diye düşünüyorum.
Evet zaman önemli ama zaman limiti, deadline denilen şey işin kalitesini de düşürüyor diye düşünüyorum.
Bence işleyiş şu şekilde olmalı;
- işveren süre önemli değil ama örneğin iş ortalama 1 haftalık bir işse, 1.5 2 haftada da bitebilir demeli. tabi acele bir şey değilse.
- iş yapan da, ne kadar sürede biter sorusuna 1 haftaysa 1.5 hafta demeli.
ki burdada gördüğümüz üzere sizi rahatsız eden, 2 günde yapmaları değil, 1 günde yapacağız demeleri. demesinler arkadaş, kime göre neye göre diyorlar bunu, onlar bunu diyor diye biz mağdur oluyoruz kısa deadline'lar vermek zorunda kalıyoruz. biz gerçekçi deadline veriyoruz müşteri onları tercih ediyor kısa veriyorlar diye, onlar adamı kazıklıyor, biz de işi alamadığımızla kalıyoruz. 10 günse 15 gün de ne olur yani, niye 2 gün sonra yapacağın işe 1 gün diyorsun.
çünkü mesela ben frontend döküm işi yapıyorum, normalde sayfasını 1 günde döküyorum genelde gözlemlediğim kadarıyla, ama müşteriye minimum 1.5 veya 2 gün diyorum.
örneğin 7 sayfa varsa, normalde 7 günde dökebiliyorsam, 10 gün diyorum.
çünkü insanız yani, hastalık olur, işin çıkar, cuma güne denk gelirsin hafta sonu yapamayacağın birşeyi yapman gerekiyordur, ailenden rahatsızlık geçiren olur. bu tür şeyleri iki taraf da göz önünde bulundurmalı.
ek olarak ben bugüne kadar aceleye getirilen işten hayır geldiğini hiç görmedim. o yüzden eğer iş acele gibi duruyorsa ben bir iş yapıcı olarak o işi almıyorum.
hatta mesela iş basitse, örneğin 1 günlük bir işse, ve ben o işe 2 günde biter demişsem, adam kabul etmemişse o işi 1 saatte de bitirebilecek olsam gene almıyorum.
öyle yani bu zaman konusu benim çok çektiğim ve rahatsız olduğum bir konu olduğu için yorum yapmak istedim.
kendim iş vermem gerektiğinde ise şöyle yapıyorum, iyice açık ve dürüst oluyorum, örneğin video reklamı yaptırmam gerekiyordu facebook için. arkadaşa yazdım.
" pazartesi gün facebook hesabım onaylanacak, cuma güne kadar şunu şunu yapmam gerek, eğer cumaya kadar yapamazsam şöyle şöyle olacak, bu sebeple en geç şu tarihte elimde olması lazım, 1-2 gün de reklam onayı var vs."
diye iş veren arkadaşa neden bu sürede yapması gerektiğini anlatıyorum.
bu sayede o da neden nasıl yapması gerektiğini insancıl bir şekilde anlıyor, empati yapıyor ve severek isteyerek yapıyor.
öteki türlü belki de afedersiniz ama işveren kendine köle arıyor, 1 hafta sonraya lazım olan şey 1 günde elime geçsin 6 gün masaüstünde beklesin istiyor, onun keyfi için harıl harıl çalışmak istemeyebiliyor.
ben işveren olarak baktığımda konuya, iş verdiğim adam ister yaylanarak çalışsın, ister 1 gün çalışıp 1 gün yatsın hiç umrumda olmaz, bana süre de vermesin, pazartesi 10 da verilecek de demesin.
ben ona hikayemi anlattıktan sonra pazartesi gerekiyor diyorsam, ondan sonrası ona kalmış.
önceden süre almam yani. çünkü kimse bunu tahmin edemez. aceleye getirirsem de baştan sağma bir iş olur.
o yüzden işi verir peşini bırakırım.
not: aldığım işlerde hiçbir zaman parayı önceden almadım. bu sebeple 13 sayfalık dökümü kodlayıp onay için atıp 5 kuruş para almadığım cevap da almadıgım da oldu, nasip kısmet deyip bir daha o müşteriye ne oldu ödeme diye sormadım bile. ama paradan önemli olan benim hayatım, zevkim ve keyfim diye düşünürüm hep. sonuçta parayı keyif için kazanıyoruz. para için keyfimizden olacaksak ne anladım ben bu işten.