Selamlar, 7 yıl önce aldım ehliyeti. Ehliyeti almadan önce araç kiralayıp (ehliyeti olan arkadaşıma) sürekli ben sürüyordum. Küçük şehir avantajıyla polis sorunu da yaşamıyordum. Araba sürmek zor bir iş değil hatta hiç değil. Yüzmek gibi. Şöyle bir taktik vereyim ki muhtemelen direksiyon hocanız da söyler fakat söylemezse diye; park ederken öndeki dubanın arabanın benzin kapağı hizasına gelmesini sağlayın, ardından direksiyonu tam kırıp geri gelin, zaten araba park yerine oturacak ardından da direksiyonu tam tersi yöne tam kırıp geri gelin. Sonra da bir adım öne alın, tam olarak oturmuş olacak. Ek olarak yokuş kalkış benim çok streslendiğim bir olaydı ama şimdi sorsanız farkında bile değilim yokuşların. Burada da şöyle bir taktik verebilirim eğer kalkamayacağınızı düşünüyorsanız (ehliyet sınavında el freni ile kalkış yaptırmazlar maalesef) ama fren basılıyken gaza hafif dokunun, arabanın kavrama noktasında zaten hissedeceksiniz freni yavaşça bırakıp kalkışı yapın. Gaza çok yüklenmeyin asla ve freni sakın hızlı bırakmayın. Sanırım bu iki olay en çok kalınan olay. Ben tekte geçmiştim. Komisyondakiler umursamadı bile hatta başkan tanıdıktı yanımdaydı arkadaki üyeyi indirip dışardan bakın demişti hocaya da dönüp yardım edin demişti ama ben hocayı bile dinlemedim tık diye park ettim o duba hiza taktiği sayesinde. Hiç endişelenmenize gerek yok. En güzel şeylerden biri araba sürmek diye düşünüyorum.