Misafir adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
hocam tramvayda giderken ortamın sessizliğinden derin düşüncelere daldım acaba bu sefer bug buldum mu dedim bulamamışım
Bankalarla yaptığınız anlaşmaların enflasyona oranı ne kadar tahmin edilebilse de öngörülebilmesi mümkün değil. Koyulan para enflasyonun altında bir değer kazansa bile bu kesin olmadığı için bu fikirle hareket edilmez. Diğer husus ise "Bir borç üzerinde iki akit yapılmaz" kaidesidir. Borcu aldıktan yada verdikten sonra enflasyona göre tekrar bir değerleme yapamazsınız ki bu para değil bir ürün içinde böyledir.
Son olarak fıkhi olmasa da ahlaki bir kaide olarak şunu zikretmek isterim. Faiz alan da verende Allah ve Rasulüne savaş açmıştır. Bir banka bedavaya kredi vermez ve para almaz. Yüzyıllardır ailelerden devletlere kadar küçük büyük sosyal ve ticari birlikteliklerin dağılmasında en temel sebeplerinden biri faiz olmuştur.
Faiz islam fıkhında zina, kumar yada başka bir günah ile kıyas edilmez bir yerde.. Günümüzde emekçinin sırtından kazananlarda genelde bu faiz ile iş yapan uluslararası şirketlerdir. Önümüzdeki yüzyılda faizin yerine dijital baronlar geçecekmiş gibi görünse de bu güne kadar insanların hakkını hukukunu elde eden en temel, kurumsal yapı bu uluslararası faiz yapılanmasıdır.
Son olarak
Biz bir çok şeyin adını diğeri ile değiştirip normalleştirmeyi iyi biliyoruz.
Tefecinin adına banka diyerek meşrulaştırdığımız gibi diğer bir çok kavramın adını değiştirerek meşrulaştırdık ve bir şekilde dahil olduk. Bana kalırsa faiz konusu "islami" bir meseleden ziyade insani bir konudur.