Hanefi mezhebindeki bir görüşe göre İmam (İmam Yusuf yada İmam Muhammed olabilir hatırlamıyorum) enflasyon oranındaki artış helaldir. Fakat bunun en başta anlaşılmış olması gerekir. Aynı Arkadaşın dediği gibi altın üzerinden bir anlaşma yapılabilir, (duruma göre bu şeker gibi ekstrem ürünler üzerine de olabilir, kişinin ticareti bu tarz ürünler üzerine olduğunda). Anlaşma yapıldıktan sonra başka bir şekle çevrilmez. İttifakla kabul gören görüş bir anlaşmada farklı durumlara göre farklı sözleşmeler olmaz.
Bu konular suistimala açık hususlardır. İhtilaflı meselelerle uğraşmamak gerekir. Mesele özü itibariyle yaklaşmak gerekirse borç vermek bir insanın bir insana yardım etmesidir. İnsan borcu alamayacağı ihtimalini düşünerek vermeli, evinin ihtiyacını yada ihtiyaç duyduğu bir parayı mühim bir hadise yoksa vermemelidir. Yoksa hem parasız hem arkadaşsız kalırsınız : )
Günümüzde telefon modeli yükseltme, tatil yapmak gibi ilginç sebeplerle istenen borçlar insanların arasını da açmakta.. Borç asıl itibari ile para kazanma aracı değil yardımlaşma vesilesidir. Konfor arttırma unsuru değil ihtiyacı görme argümanıdır.
Not: Hangi mezheb yada meşrebe yakınlığınız var bilemiyorum fakat bu konularda fetva için burası çokta doğru değil. O nedenle detaya girmedim. Kişinin ticaret puanının yüksek yada düşük olması ile bu mevzuların çok ilgisi yok, o nedenle referans kabul etmeniz pek mümkün değil. Bulunduğunuz yere en yakın müftülüğe giderseniz muhtemelen gerekli cevabı alacaksınız.
(gerçi diyanetin faiz almak zorunda olduğu bir ülkede yaşıyoruz, siz dediklerini yapın yaptıklarını değil : ) )