Bu devirde insanlara abuk sabuk kapitalist fikirler yutturuluyor.
Mesela çok istersen yaparsan, inanırsan yaparsın gibi ahmakça fikirler var.
Sanki başarısızlığın nedeni yeterince istememek, inanmamakmış gibi aptalca fikirler ortaya sürülüyor.
Yola çıkan her 10 ticari fikirden 8-9'u batıyor.
Altyapılarda spor yapmaya başlayan sporculardan belki de 50 binde biri uluslararası arenada yarışacak 100 binde biri uluslararası arenada madalya alacak kapasiteye ulaşıyor.
İnanmak, ısrar etmek, istemek yeterli değildir.
Yetenek ve uygun koşullar istemekten inanmaktan daha önemlidir.
Yani yeteneğinizin olmadığı bir alanda ısrar ederseniz işiniz şansa kalır.
Hatta bazen koşullar ve şans siz istemeseniz de sizi başarılı bir yola sokabilir.
Başarılı insanlar size nasıl inandıklarını, fikirlerinin nasıl peşinden gittiklerini ballandıra ballandıra anlatırlar.
Oysa fikirlerine inanıp, o fikirlerin peşinden koşarken batan hayal kırıklığı yaşayan insanların çok azı yaptıkları aptallıkları size anlatırlar.
Yani başarılı olmak için 1 tane başarı hikayesi dinliyorsanız 10 tane başarısızlık hikayesi dinlemeye çalışın.
Çünkü başarıya ulaşanlar da batanlar da projelerine inanan ve başarıyı çok isteyen insanlardır.
Bir yol her insanı başarıya götürmez.
Ama başarısızlığa giden yolları öğrenirseniz, hangi yoldan gitmemeniz gerektiğiniz öğrenir kendi başarı yolunuzu bulursunuz.