Abi birliği kurdun diyelim ne olacak? Yine aynı konular, cami aç, medyayı ele geçir, halkı uyut, eğitim sistemini batır. Yine adaletten uzak, kul hakkı yiyerek kursan ne olur kurmasan ne olur.
Almanlar gibi yapacaksak kuralım buyrun. Daha Türkiye Cumhuriyetinin kurucusuna hakaret edildiği bir dönem yaşıyoruz üstelik Ayasofyada ve üstelik Cumhurbaşkanının önünde. 1. Dünya savaşı kaybedilmiş ve ardından başlatılan halk organizasyonu ile Milli Mücadele başlatılıp memleket kurtarılmış. İşte biz bu komutanlara hakaret edilen dönemdeyiz. TÜRK birliğini kursan ne yazar kurmasan ne yazar...
Tarih okuyun diyorsunuz da, Tarih konusunda o kadar fazla bilgim olmamasına rağmen şöyle bir çıkarım yapabiliyorum. 1. Dünya savaşı 1918'de bitmiş. 2. Dünya Savaşı da 1939 yılında başlamış ve 2 savaş arasında 21 Sene geçmiş. 21 Sene içerisinde Almanya'nın gücü ile Türkiye'nin 98 Yıllık kuruluşu arasında sizce de çok fark yok mu? Almanya Çeyrek asırda dünyayı yerinden oynatıyor. biz bir asırdır. Din konusunda tartışmalar yaparak, bilimi ve felsefeyi sansürlemeye çalışıyoruz. Böyle bir zihniyet ile o dönemin Almanya zihniyetini karşılaştıramazsınız.
Kusura bakmayın da hiçbirisi halkına çapulcu, terörist, zillet demiyor.
Mabedlerde ülkeyi düşman işgalinden kurtaran komutanına lanet okutturmuyor.
18 sene önceki ayarlarımızda kalsaydık şu anki konjoktürde Türkiye mükemmel durumda olabilirdi.
Ama parası günden güne eriyen petrol doğalgaz bulduk müjdeleriyle sürekli petrole doğalgaza zam gelen, halkı günden güne fakirleşen bir ülke durumunda.
ve işin en kötüsü bir taraf daha beter olsun derken diğer taraf fakirleşir soğan ekmeğe muhtaç kalırız ama yine de bu düzeni isteriz diyor.
Yani her halükarda fakirleşmek savunuluyor.
Bu ülke ayaklarına vurulan bu arabesk prangadan kurtulmadığı sürece iflas etmeye mahkumdur.
Hükümetler gelip geçicidir. Bugün ahmet olur, yarın mehmet. Ancak halkımızın mantığının öncelikle değişmesi lazım.
Dolar yükselince, Nalbur vidaya zam yapıyorsa, dolar düşünce düşürmüyorsa; hükümetlerden önce bu zihniyetin körelmesi gerekli. Hükümetler zaten kalıcı değil, gidici. Ancak halkımız git gide birbirine değer vermeyen, kendi cebi için insanları kazıklamaktan geri durmayan bir mantığa büründü. Gençlerimiz, ülkemizin kullanabileceği değerler üretmeye çalışmak yerine; sanal ortamda tek tuşla silinebilecek ürünler üretmeye başladı.
Onlar da haklı, kendilerini düşünmeyen bir sistem var.
Beni düşünmeyeni ben de düşünmem mantığındalar. Ancak totalden bakıldığında birlik beraberlik mantığımız köreldi. Bugün bu hükümet gitse, yeni gelecek hükümete, halkın birbirine olan garip davranışları açısından bir enkaz kaldı. Allah sonumuzu hayır etsin.