Öncelikle milyonluk satışı yaptığınız firmaların ürünleri nerede ve nasıl erittiğine odaklanın.
Tüm pazar araştırmaları önce işi iyi yapan rakiplerin ne yaptığıyla başlar.
Sonra onlardan neleri daha iyi ne yapabilirizle devam eder.
Onlardan ürünü ucuza mâl edebilmeniz, orada onlardan çok satabileceğiniz anlamına da gelmez.
Ürün 5 liradır, onlara 6'ya satıyorsunuzdur, toplu kargo ve gümrükle 8'a geliyordur onlara.
Kendi ülkelerinde 10'a toptan, 20'ye perakende iç pazarlarına satıyorlardır misal.
İade ve değişim süreçleri de tıkır tıkır işliyordur ülke içi olduğundan. Depolama da keza öyle.
Ama siz buradan 5'e mâl edip, tekli kargo ve gümrüğe 15 lira veriyorsanız, iade veya değişim istendiğinde çözüm üretmek üründen pahalıya mâl oluyorsa, aslında zarar da edebilirsiniz. Orada şirket kuralım, depo tutalım deseniz satış hacmi yok henüz, kafadan depo kirası, şirket masrafları ve personel gideri olacak.
Keşke öyle bir site ve günlük 100 TL bütçe ile kolayca olsaydı. Onlar buzdağının görünün yüzünün bile küçük bir kısmı ihracat olayında.
Rakiplerinizin ezbere bildiği ve sahip olduğu; ülke dinamikleri, tecrübe, siyasi ve sektörel çevre, kültür ve dil faktörünü asla önemsememezlik yapmayın. Ayrıca o ülkede milyonluk mal verdiğiniz şirketler sizin de o pazara girdiğinizi görünce daha pahalıya mâl olacak bile olsa sizinle alışverişi kesebilirler.
Hem teknoloji hem ihracattan anlayan bir kişi veya kurumdan almanız gerekli olan, çok ciddi danışmanlığa ihtiyacınız var.