zaferozturk adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Bugün okula dilekçe vermek için gittim. Çalıştığım için bugüne yetiştirebildim. Dilekçeyi faks ile göndermeyi vs. teklif etmiştim kabul etmediler. Virüs ortamında, büyükşehirde mecburen otobüs ile gittim. Dilekçeyi verdiğim kadın müdür yardımcısı 'neden bugün getiriyorsun' diye bağırmaya başladı. Getirmeden önce sınıf öğretmenime sorduğumu pazartesi saat 10.00'a kadar getirebileceğimi söylediğini söyledim. 'Git o zaman ona ver' dedi. Yine bağırıyordu. Kısık sesle hakaret ettiğini de duydum. Yanında yalakalığını yapan güvenlik beni okulun geneli gibi -kendi eserleri- tembel görmüş olmalı ki 'kabul etmeyelim bırakın sınıfta kalsın' dedi. Not ortalamamı diğer öğretmene kontrol ettirdiler. Yine bağırıp söyleniyordu müdür yardımcısı.

Tek yapması gereken ismimi bir listeden alıp diğer listeye eklemekti. Zaten virüs nedeniyle çalışmıyorlar. Online ders de vermiyordu müdür yardımcısı olduğu için. Kimse onların da işi zor demesin. Tek yapması gereken ismimi listeden sildirip diğer listeye yazmak. Onu da diğer öğretmene yaptırıyor. Kendisini üstün görebileceği tek yer okul olduğu için böyle davrandığını düşünüyorum. Yoksa 1 milyon öğretmenin arasından sıradan bir öğretmenden farkı yok. Okula yeni gelmiştim tanımam etmem. Sert sesle kolay gelsin diyerek çıktım.
Bağırmasına, hakaret etmesine gerek var mıydı bilmiyorum. Okul başlar ve kendisiyle tanışırsak aile zoru ile mi öğretmen olduğunu soracağım.

Türkiye'nin asıl sorunu öğrencinin başındaki bu diktatörlerdir. İşini severek yapan emekçi öğretmenlerime buradan sevgiler gönderiyorum.

Bende öğretmenim nickten anlayacağın gibi. Malesef bu tipte idareciler çok var. Bunun temel sebebi malum partiye yakın olan sendikalara üye olan kişiler içerisiden iyi yalakalık yapanların idareci yapılmasıdır. (Dürüst ve emeği ile idareci olanları tenzih ediyorum. Bu şekilde olanları alıp fanusta saklamak lazım) Geçen sene çalıştığım okulda yapılan yanlışları ve yolsuzlukları, öğrenci için hiç bir şey yapılmadığını vs dile getirdiğim için fiziksel olarak darp edildim. Hakkımı aramaya çalıştım hiç kimse arkamda durmadı. Neler yaşadım anlatsam kitap olur. Tüm olanlara rağmen hala öğrencilerini ve ülkesini, işini seven bir öğretmenim. Yine bir yanlış görsem yine karşı çıkarım. Sana bağıran o idareci gibi idarecilere diş göstermezsen ezmeye devam ederler. Bir daha böyle bir olay yaşadığında sizi cimere şikayet edeceğim de. Bak önüne nasıl kapanıyor. Malesef liyakatsizlik eğitimi bu hale getirdi. Umarım bir gün düzelir diyerek umut etmeye devam edeceğiz.