Kardeşim bu yazıyı yazdığın için öncelikle teşekkür ederim. Bir beyaz yaka 26.yaşında biri olaraktan bende bir şeyler eklemek isterim.
15 yaşımdan beri iş hayatımdayım, o zamanlar yarıyıl tatillerinde çalışıp kışın okula gidiyorduk.10 yılı geçkin süren iş hayatımdan öğrendiğim en önemli şey özellikle ülkemizde iş bilmenize gerek yok, ağzınız iyi laf yapıyorsa, yalan söyleyebiliyorsanız ve en önemlisi yalakalık yapabiliyorsanız, kesinlikle bir yerlere geliyorsunuz.
Çok beyaz yakalı arkadaşla tanıştım, yapım gereği çok soru sorar ve merak ederim ve ne yazık ki yönetici pozisyonunda çalışan neredeyse herkes günü kurtarayım, maaşım yatsın, bana dokunmayan yılan bin yaşasın kafasında. Robotlaşmışlar, her gün aynı iş aynı şeyler sabah kalk akşam yat tekrar gel vs vs....
Dolayısıyla benim gibi yetişen, kendini geliştirmek isteyen genç girişimciler diyeyim, bu tarz ortamlarda fikirlerinin ölmesi ve robotlaşması kaçınılmaz oluyor. Ne diyor ünlü düşünür. Her maaş size hayalinizden vazgeçirmek için verilen bir bahşiştir.

Bu noktadan sonra da yeni fikirler, üretilmediği, üretenin değer görmediği bu ortamda halk yoklukla cebelleşiyor.
Çok küçük yaşlarda hep Çin'e bir üretim merkezi kurup bütün dünyaya pazarlamayı isterdim ki hala istiyorum. Nasıl olsa işçilik ucuz, her şey ucuz deyip sürekli araştırmalar yapıyorum. Şuan medya yansıtmıyor fakat çinli bir köleden farkımız kalmadı arkadaşlar. 1 çin yuanı 1.31 TL ediyor. Şu rezilliğe bakar mısınız?
Dolayısıyla iş yerinde kazandığımız 3.000, 5.000 veya 10.000 yetmiyor. Tamamen köleleştirildik. Arkadaşın dediği gibi orta sınıf kalktı. Sadece zenginler ve fakirler olarak kaldık. Market fiyatları, araba fiyatlarına vs girmiyorum.
Şimdi asıl konumuza dönersek, bu şekilde bir ortamda eğer ki cesaretliyseniz iş kurun. Fakat bu iş gidip dönerci açmak veya dükkan açmak olmasın. Arkadaşın da dediği gibi sınırınızı kendiniz belirlersiniz. Ben paranın dijitalde olduğuna inanan birisiyim. Biliyorsunuz hep söylerler para ticarette diye

mesela e ticaret ile başlayın. Bunu da ülke sınırları içerisinde düşünmeyin. Bu devirde her şey o kadar kolaylaştı ki ABD'de oturduğunuz yerden şirket kurabiliyorsunuz. Danışmanlıkmış gibi 3 ay ticaret yapıp eğitim satanlara paranızı bayılmayın. İstekli olun. Bir patronun işine gidip nasıl 8-6 çalışmak zorundaysanız, bu işte de o şekilde çalışın. Sonra işleri büyütün, Kanada piyasasına girin, Avrupa asya derken sadece ticaretten milyoner olursunuz. Kilit anahtar pes etmemek ve köpek gibi çalışmak. Daha sonra Borsa işlerine girin, Kripto, forex, ABD, Avrupa borsaları gibi girebileceğiniz bir ton borsa var. vs vs vs .... diye para kazanma olasılıklarını arttırılabiliriz.
Şimdi arkadaşlar bunları elbette tek başınıza yapamazsınız. Biraz yöneticilik ruhunuz var ise bir ekip kurmanız gerekiyor ve bunları güvenebileceğiniz insanlar ile yapmalısınız. Belki duymuşsunuzdur hayatta iki çeşit insan vardır, 1 parayı görüp inanan, 2 parayı inanıp gören. Bizim ülkede de herkes parayı görünce size inanacağı için yaptığınız işten kimseye bahsetmeyin gerek yok. Önce kendinize inanın ve kanıtlayın.
Kendinizi garantiye almadan, işleri oturtmadan hali hazırda bir yerde çalışıyorsanız kesinlikle çıkmayın. Hele ki bu devirde kesinlikle risk almayın. Fakat işler oturduysa aylık geliriniz 20-30k yı bulduysa 1 dk durmayın.
Uzun lafın kısası arkadaşlar bende sizler gibiyim. Tek amacım paranın getirdiği özgürlüğe sahip olabilmek. Kendinizi sürekli geliştirin, bir işi birisi yapabiliyorsa bende yaparım diyerek hareket edin. Dijitale verdiğiniz 2-3 yıl iş yerinize vereceğiniz 20 yıla bedel emin olun. Para kazanma seçenekleri çoğaltılabilir elbette. Önemli olan bütün yumurtaları tek sepete koymamak. Allah bu zor günlerde hepimizin yardımcısı olsun. Sağlıcakla kalın