Biproje adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
kelimeleriniz birbiri ile çelişiyor hem diyorsunuz ki kapanmaya uymayanlar var hem de diyorsunuz kötü yönetiliyor . süreç kötü yönetilmiyor süreç yönetilmeye çalışıyor ama insanlar sizin ilk paragraftaki durumu yapıyor. Devlet ceza keser neden kestin derler devlet kapanma yapar ekmeğimiz gitti deriz bir türlü bir orta yol bulamıyoruz ama ilk paragrafınızda siz kendiniz soruyu cevaplıyorsunuz bu uymadan aklı kıtları durdurursak biz böyle kapanmalarda görmeyiz ekmegimiz den de olmayız. Ama devam edecek, bugün Adana demir süperlige çıktı tüm adana dışarıda devlet ceza kese tepkiniz ne olurdu yada kesmese ?
Birbiriyle çelişen kelimelerim olamaz, olsa olsa cümlelerim birbiriyle çelişmiştir ama olsun. Cevap vermeyi deneyeceğim. Kendi kendine bir savunma pozisyonuna girmişsin ama olmamış. Öncelikle ben yukarıda ceza kesilmesine dair bir şey demedim. "Aman Allah'ım oy verdiğim partiye eleştiri geldi, cevap yazmalıyım, mantıklı olup olmaması önemli değil, sadece eleştiriye cevap verecek bir şeyler bulmalıyım" moduna girip tüm hayal gücünü kullanmandan olsa gerek yazmadığım hayali kelimeler görüyorsun anladığım kadarıyla. Ben cezaya dair bir şey demedim çünkü. Hatta girip konularımı ve mesajlarımı da gezebilirsin ceza kesilmesine dair tek bir serzenişim yok.

Oldukça yüzeysel bir şekilde yorum yaptım. Açmaya gerek duymadım çünkü bunlar hali hazırda birçoğumuzun gördüğü ve yaşadığı şeyler çünkü. Ama madem senin açından "çelişmemesini" istiyorsun daha açıklayıcı yazayım. Benim İzmir için arkadaşlarım diye bahsettiğim durum geri zekalılığa örnek vermek üzerineydi. Çocukluk arkadaşım olan bu can ciğer arkadaşlarım ilginç bir tesadüftür ki çok büyük çoğunluğu senin gibi düşünen insanlardan oluşuyor. Bu noktada iktidarı eleştirmek adına değil vatandaşa düşen zorunluluğun da keyfi olarak yerine getirilmediğinden dem vurdum. Bu insanlar çok yakın can ciğer arkadaşım olmalarına rağmen ceza kesilmesi taraftarayım ama gel gör ki kesilmiyor. Yaşadıkların yerin çok büyük olmaması, kafa kol ilişkileri veya çeşitli bahanelerle adamlar rahat rahat geziyor. Tartışmaya girmek istemediğimden oldukça basit yüzeysel bir eleştiri yöneltmiştim.

Şimdi sana salgın ve kapanma dönemlerinin neden kötü yönetildiğini düşündüğüm diğer olayları açıklayayım;

- Mevcut durumun kötü şartlarından yararlanan bakanın kendi firması üzerinden devlete daha pahalıya dezenfektan satması ve daha uyguna aldık şeklinde savunma yapması.
- Salgın ve kapanma sürecini yaşayan diğer ülkelerde yapılan yardımların da etkisiyle kişisel gelir yükselirken Türkiye'de düşmesi.
- Bu günler için kullanılması beklenen 128 milyar doların sürekli gündem olması, birçok farklı açıklama yapılması ama bir türlü tatmin edici açıklama gelmemesi. Link vermeye gerek duymuyorum basit bir aramayla bulunabilir.
- İşten atılma yasak olmasına rağmen kod-29 illetinden işçilerin ahlaksız veya etik olmayacak şekilde işten atılması.
- Türkiye'nin yarısının sadece temel ihtiyaçlarını karşılayabilecek hale gelmiş olması.
- Dünyanın 5'ten büyük Türkiye'nin yiyicilerinin eşittir 5 olması.
- Aşı noktasında tatmin edicilikten uzak gelişmeler yaşanması. Bir bakanın turist görecek herkesin aşılanacağını açıklaması.
- Turistlerin denize girebilmesi ama ülkede yaşayanların denize girememesi.
- Esnafa komik rakamlar ödenmesine karşın destek olduk açıklamalarının yapılması.
- Esnafa çözüm bulmak yerine esnafın büyük zincirlere ezdirtilmesi. Tepkiler üzerine daha çok yasak getirilmesi.
- Ceza ceza diyordun sana güzel bir ceza örneği; hınca hınç dolu kongrelere tek bir ceza yazılmaması.
- Salgın tedbirleri altında tartışmayı başka noktalara çekecek hukuku hiçe sayan çeşitli satış yasaklarının uygulanması.
- Dolar ve Euro'nun rekor üstüne rekor kırması...

Bu liste bunun en az 10 katı kadar uzar gider...