böyle bir şey olabilir mi? şimdiki müslümanların tembelliğini, çoğu müslüman ülkenin aptal aynı zamanda kukla kralların elinde olması ve halkın sinmiş, korkmuş, rahata alışmış şekilde tek bir tepki bile vermeden yaşaması.. bu bağlamda geri kalmışlığın sebebi islam olabilir mi? Allah ''Size bir kötülük dokunursa kendi ellerinizle yaptıklarınız yüzündendir'' buyuruyor. islam, çalışmayı üretmeyi emrediyor. peygamber bunu anlatıyor. ''Düşmanınınızın silahıyla silahlanın'' hadisi, sadece savaş silahlanması değil, tabii o da oalcak. Sana düşmanlık edende kıtalar arası füze varsa sen de yapacaksın, ama başka silahlanmaları da yapacaksın yani o teknolojiyi yakalayacaksın, o yaşam standartlarını yakalayacaksın vs vs..
tarihte bir çok müslüman ilim ve bilim adamı var. geliştirilen bir çok teknolojinin temelinde imzası bulunan müslümanlar var vs vs..
ancak şimdilerde sözde müslümanlarda sorun var..
https://onedio.com/haber/unutulmus-b...-bilgin-970663
SADECE TIP ALANINDA BİR ALINTI, ÖRNEK OLMASI AÇISINDAN..
"Türkiye kadar bile olamadınız.." lafı için söylenenler..
"Dünyanın gelmiş geçmiş en büyük sinir cerrahı Prof. Dr. Gazi Yaşargil Türktür.
ALS hastalığı üzerinde dünyada en önde olan isim Prof. Dr. Hande Özdinler.. Unutmayın o da bir Türktür.
Ülkesinde yüz ve kol naklini gerçekleştirdikten sonra dünyada ilk rahim naklini gerçekleştiren de bir Türk.. Prof. Dr. Ömer Özkan.
Dünyada ilk kez beyin hücrelerinin ölümünü engelleyen hoca Dr. Murat Digiçaylıoğlu değil mi? O da bir Türk.
Robotla ilk kalp ameliyatını yapan, kalp krizini önceden haber veren elektronik CİP'i de bulan Prof. Dr. Tayfun Aybek de bir Türk.
Behçet hastalığını da 1937 senesinde bulan, teşhis eden, tedavisini gerçekleştiren doktor da bir Türk. Prof. Dr. Hulusi Behçet.
Türkler geleneksel olarak tıp alanında Avrupa devletlerinden daima önde olmuşlardır. Unutmayın onlar hep imparatorluklarda yaşadılar. Geçmişleri, tıp alanında deneyim ve hizmetleri çok derin.
Türkler tarihte hayvancılık ve harp sanatında dünyanın en sözü geçen milleti olduğundan, bulaşıcı hastalıkların tedavisinde de insanlığa büyük hizmetleri olmuştur.
Göktürkler'de Hekim Biguta, Karluklar'da Hekim Haruna, 728 yılından bugüne unutulmaz hekimler arasındadır.
Müzikle ilk tedaviyi Osmanlı Devleti gerçekleştirmiş, dünyada ilk devasa Çadır hastahanelerini 10-11-12. yüzyıllarda Selçuklu Türkleri kurmuştur.
1037 senesinde vefat eden İbn-i Sina, hekimlerin hükümdarı olarak İtalyan okullarında okutulmuyor mu?
Karaciğer ve sarılık hastalığını bulan, mikrobu tanımlayan da İbn-i Sina'dır.
14. Asırda yaşamış Fatih Sultan Mehmet'in hocası Akşemsettin dünyanın en önemli bulaşıcı hastalıklar hekimiydi. Mikrobun da mucididir."
Gelmiş geçmiş tüm sağlıkçılarımıza sonsuz rahmet, saygı ve sevgiler...