TahsinCetinkaya adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Merhaba dostlar,
Geldik, gördük yaşadık ve gidiyoruz. Ömür çok kısa. Yaşam değerli ve değerli olduğu kadar da ucuz! Yaşıyoruz ama yaşadığımızı sanarak. Aslında kendimize eziyet ediyoruz.
Kimimiz 20 sene kimimiz 30 40 sene kimimiz 50 60 70 80 sene. Lakin hep kendimize eziyet ederek yaşıyoruz. Hayat mücadelesinde çoğu insan doğduğu yerde değil doyduğu yerde yaşamak zorunda kalıyor.
Kimimiz sabahın köründe, gün aydınlanmadan çıkıyor işe gitmek için, kimimiz gün ışığı görmeden gidip gece dönüyor. Ama yaşadığımızı zannederek.
İstanbulda 20 milyon insan varsa bu 20 milyon insanın 19 milyon 750 bini Balat'ın yerini bile belki tarif edemez. Bu bi örnekti. Lakin yaşam koşturmacasında milyonların içinde kaybolup gidiyoruz. Yaşadığımızı zannederek.

Otomobil fabrikasında çalışıpta işe dolmuşla gidip gelen insan misaliyiz şu dünyada Veya sevdiği bir yemegi çiğnemeden direkt yutan ve aslında çiğnese daha çok lezzet ve tad alabilecek insan gibi

Yaşadığımız güzelliklerin farkına varın. Daha dünü hatırlayın. Ufacıktık. Şimdi kiminin sakalları beyazlamıştır, kimimizde saç bile kalmamıştır belki. Sormamız gereken şu: Bu hayattan tat aldık mı? Yaşlanınca "Yaşadım be, kendi istediğim gibi bir hayat sürdüm. Pişman değilim" dediğimiz bir hayat yaşayabiliyor muyuz?
Sorgulayın henüz geç kalmadan....!

Yaklaşık 25 yıldır istanbulda, 25 yıldır aynı mahallede ve 23 yıldır aynı evdeyiz. Önceden apartmanımızda komşuluk vardı. Komşularla piknige gider, gündüzleri kapılarımız açık olur, annem babam memlekte gidince komşular sırayla bize yemek getirirdi. Yani komşuluk vardı.Komşuluğpun adı değil ta kendisi.
İşler belkide son 10 yıldır değişti. Son 10 yıl sonrasında İstanbul eski istanbul olmaktan hızlıca uzaklaştı. Apartmanımızın bile havası Suriyeliler sayesinde değişti. Eski tat eski neşe silindi gitti.

Trafik bile başlı başına bir çileye dönüştü. Geçen hafta 4.5 saatte Kastamonu istanbul yaptım lakin istanbul'u 3,5 saatte zor geçtim. O derece berbat bir trafik.

Korona ile birlikte zaten iyice çekilmez oldu. Millet bunalmış. Ne trafikte ne sosyal yaşantıda kimsenin kimseye saygısı kalmamış, insanların ilk önceliği menfaate dönüşmüş. Yıllardır menfaat düşkünü olmayan adamı bile menfaatine düşkün yapmışsa zaten anlatmaya gerek yok (:

Yaşımız heyecanlarımız ağız tadlarımız değişiyor. Ve milyonlarca kişi, yaşının heyecanlarının ve ağız tadlarının zevkine varmadan bir ömür geçiyor. Birde patronları zengin etmeye çalışarak.

Geçen sene, Kastamonuya ev yaptırmıştık. Babam geçen ay korona olup iyileşince istanbuldaki evini geçen hafta Kastamonuya taşıdık. Bende ani bir kararla korona çıktığından beri ayda bir geldiğim istanbulu terketme kararı aldım. Gidiyorum
Bu topal sistemin bir parçası olmaktan artık sıkıldım. Orta yaşlarımdan itibaren mutlu olduğum biraz daha sakin bahçeli yazlığımda yaşayacağım. Gönül ister ki Kastamonuya yerleşmek lakin biraz daha yaşlanıp ticari hayattan el ayak çektiğim zaman. Biraz daha var Karadeniz sahilinin incisi olan Çatalzeytin'de yaşamaya..

İstanbul sizin olsun. Ben bu şehirden gidiyorum. Hüzünlüyüm anılarımı çocukluğumu geride bırakmaktan lakin o anılar artık bu şehirde can çekişiyor. Bu şehrin kimyasını bozdular, havası değişti. Değiştirdiler.

Önce babamı Kastamonuya taşıdım, Kardeşlerimi Kocaeli Darıca'ya kendim de Tekirdağ'a Ne trafik derdi ne kirli hava derdi. Yasak olsun olmasın her gün dışarda geziyorum turluyorum. Karışan da yok

İki yıldır kendi hobi bahçemde uğraşıyorum. Herşey doğal herşey organik. Salçasına kadar

https://i.resimyukle.xyz/6Ay2LB.jpg

Damlama sistemi:




Farklı Erik türleri, çilek ayva vişne muşmula incir kiraz ceviz incir domates hıyar soğan patlıcan bilimum sebze çeşitleri vs (bir kaç resim)





















Güzine









Salça konsorve organik birçok ürün





Daha bir çok şey. İstanbul bitmiş, istanbul'u bitirdiler bea

Diyeceğim şu.... Ömrünüz geçip gidiyor. Boşuna bir ömür geçirdim demekten se "istedigim gibi bir ömür geçirdim" demek her zaman iyidir. Giden zaman en büyük pişmanlıktır. Geri getiremezsiniz lakin yaşadığınız şeylerden zevk alırsanız zamanı telafi edebilirsiniz. Daha fazla geç kalmadan....!

En azından çocuklarım istediği gibi oynayacak, istediği gibi dışarda eğlenecek, mahalle kültürünü istedigi gibi soluyacak. Apartmana sıkışmayacak. Aapartmanda boğulmayacak. Betonlar arasında... EN ÖNEMLİSİ DE BU

Başkasının istedigi gibi değil, kendi istediğiniz hayatı yaşayın. Harcanıp gidiyor ömür dediğin...

https://youtu.be/W9oAL5lG6Us


TEKİRDAĞ'A YOLU DÜŞEN HERKESİ BEKLERİM. BİR ACI KAHVEMİZ, BÖLÜŞECEK EKMEĞİMİZ VE DOSTÇA İÇECEĞİMİZ ÇAYIMIZ HER DAİM VARDIR.
En güzelini yapıyorsun ve söylediklerine %100 katılıyorum. Sadece İstanbul'da değil, o durumu Dbakır'da yaşıyorum ve emin ol birçok büyükşehir sıfatında olan il öyle maalesef. Seneye bir hedefim var, emin emin ilerliyorum eğer istediğim gibi birşey olursa. 1 sene kadar da analizler eşliğinde beni ne kadar götürür projesini oluşturacağım. Evi satıp şehir dışında ufak da olsa bir arsa üzerine ufacık kendime yeterince bir çiftlik kuracağım. Sıkıldım, şehirden, kalabalıktan ve hemen hemen herşey den.