1 Yılı aşkın süredir bu pandemi ile boğuşuyoruz. Gerek devlet büyükleri gerek sağlıkçı arkadaşlar doktorlar ,Allah hepsinden razı olsun. Bundan tam bir yıl önce kısa çalışma ödeneği, Ücretsiz İzin, Geri ödemesiz, nakti yardım gibi devletin vermiş olduğu hizmetleri hepimiz gördük ihtiyacımız olan başvurdu. Tabi suistimal edende çok oldu. Biz hep yani patronum ve ben olaya ''ihtiyacımız yoksa devlete yük olmayalım'' bakış açısını koruduk. Cumartesi ve Pazar dükkan açamadık, açamadığımız için aldığım ücretlerde de kesinti oldu. Olsun buna da şükür diyerek yola bir şekilde devam ettik.
Ancak dün tam kapanma haberini izlerken, hiç bir yardım paketinin açıklanmaması, Esnaf için hiç bir rahatlatıcı tek bir söylem hareket, duruş görememek beni adeta yıktı. 20 gün demek 20 gün geriden gelmek demek, kredilerim, kartlarım ödememelerim.. Tek temennim evli değilim, Allah evini geçindiren gündelik yevmiyeli kardeşlerime sabır versin işiniz çok zor.
Bugün Alo 170 Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İletişim Merkezi'ni aradım ve ''kısa çalışma ödeneği hakkında bilgi alacağımı söyledim, 3 farklı kişi farklı şeylerden bahsetti, yardımı almak için vaktimin dolduğunu ve küstahça ''aklınız neredeydi'' şeklinde kelimeler kullandı, ve sonuç olarak Ocak 29 itibari ile bu haktan faydalanamadığımızı öğrendim. Ve yukarıda sergilediğim insanlık davranışının, devletini düşünme devletinin yanında olma prensibinin yanlış olduğunu ''en azından bu hükümetle'' anlamış oldum. Benim gibi bir çok insan vardır eminim, belki durumu daha kötü olanda vardır, Süreci berbat şekilde yöneten bu hükümete hakkımı helal etmiyorum. Kendi insanına bakacağına fors, itibar uğruna yurt dışına yardım yapacağız diye trilyonların akmasını, ve buna iktidar tarafında olan kişilerin zerre tepki göstermemesi hayretle karşılıyorum.
Bende en başından beri kısa çalışma ödeneği alıyorum. En azından "bu hükümete" hakkımı helal mi etmeliyim?