Hesaplamanız yanlış hocam.

Satılan tüm ürünlerde alım sayınız ne kadar az ise maliyeti o kadar yüksek olur.

Bir diğer kural ise dağıtıcı ile iyi bir ilişki kurarak vadeli ürün alım riskine girmeniz gerek.

Mesela 100k ₺ değerinde mal istettiniz ama 2 ay vadeli şekilde. 2 ay içerisinde tüm malı eritip farz-ı misal cebinize 175k para koydunuz. Vergisi cartı curtu düşünce geriye 130k para kalıyor. 100k dağıtıcıya veriyorsunuz. 30k cebinize kalıyor.

Tabii e-ticaret işi bir de maliyeti düşük ürünlerde daha zor oluyor.

Örneğin bizim gibi elektronik ürün satış işindesiniz diyelim. Bir ürünü 3k fiyata distribütörden alıyorum. Piyasası 4k olan bir üründen bahsediyor olalım. 4k olan piyasa genelde pazaryerlerine göre belirleniyor. n11, trendyol vs.

Şimdi oralarda satış yapınca komisyon vergi kargo vs derken 3k'ya aldığınız ürünü 4k'ya satınca cebinize belki 100 200 ₺ kalıyor. Burada aslan payını komisyon alıyor.

Komisyonu e-ticaret sitenizde satarsanız ödemiyorsunuz. Bu sefer kârınız 500 600 ₺'ye çıkıyor. Diyorsun ki arkadaş ben o kadar kâr yapmıyayım ama 100 200 ₺ kadar az da olmasın. N11, trendyol vs gibi yerlerde ki satış fiyatından daha aşağı uygun fiyata satış yapıyorsunuz. Örneğin 4k piyasası olan ürünü 3700 ₺'ye bırakıyorsunuz. E-Ticaret sitelerinde işleyiş genel olarak bu mantık üzerinde ilerliyor.

Tabii bunun dolar kuru düşükken ürün stoklayıp dolar kuru yükselince ya da ürünün dağıtıcı fiyatı yükselince vs satış durumunda avantajlı fiyat sunmanız nedeniyle hızlı satış sürümden kazanma gibi durumları da var ama onlar biraz daha sektörün içinde olunca pro işlemlere dahil edebiliriz