Fırsat eşitliğini sağlamadıktan sonra hepsi boş. Bunu sağladıktan sonra ortada bir sistemin olup olmadığını ya da düzelip düzelmeyeceğini konuşabiliriz.

Sınav başarısı için de;
Haftada 35 saat ders, 20 saat etüt, istediği zaman özel ders alan kolej öğrencisi ile, bahçede 8-10 saat çalışıp eve gelip sınava hazırlanan çocuğu aynı sınava sokarak mucize beklemenin de bir anlamı yok. Bazıları daha eşit doğuyor. Burada çocuğun ya da ailesinin ya da öğretmenlerinin bir suçu yok. Bu bir coğrafi ve sosyolojik kader işi. Kader diyorum çünkü işimiz Allah'a kalmış durumda.

Tabi referans alınan mucizevi başarı öyküleri çıkacaktır. Kırsal bölgelerden çıkan birinciler vs.. Ama, eğitim herkes için belirli standartlara sahip olmalıdır yoksa bir önemi yok. Bireysel başarılar gerçek istatistikleri etkilemez.
Zorluklar içinde birinci çıkılabiliyor diye bu zorluklara hiç müdahale etmeden olduğu gibi bırakarak hiç bir şeyin çözülmesi mümkün değil.

Devlet'in her ne olursa olsun tüm çocukları sahiplenmesi ve aynı şartlarda eğitimi alması için kendi imkanlarını zorlaması gerekiyor. Çünkü gelecek onlar.