önce bi kütahyaya gidersin. birliğe teslim olmadan önce etrafı gezeyim dersin ve gezecek bi yer bulamayınca erken saatlerde gider birliğe katılırsın. seni nispeten deneyimli biraz kıdem kazanmış askerler karşılar. (evrak işlerini onlar yapıyor çünkü) biri der ki aaaaa paraşütçü olmuş bu! uçaktan atlamayı iyi öğrenmelisin. tabii orda heyecan tavan yapar. ulan dersin ne paraşütçüsü. evrak kürek işlerin biter üniformanı ve botunu alırsın. tertemiz giyinirsin ve bir köşede bekletirler önce. sonra gene kıdemli askerler ki genellikle uzun dönem olanlar güzelce dalga geçer. poşetler gelmiş diye. sonra daha karnını bile doyurmadan bölük astsubayının yada o gün müsaitse bölük komutanının karşısında güzel bir tatlı bir konuşmanın ardından çavuşların birinin eline verirler sizi. çavuş o günkü programa göre eğitime alır her sabah 5 te uyanırsın güzelce akşama kadar canın çıkar.akşam olduğunda belki 100 kişilik kuyrukta bekleyip yemeğini alabilmek için çırpınacaksın. ayrıca çavuşlara deli olacaksın çünkü onlar yemeği önden yerler. demir taslarda (hala devam ediyormu bilmiyorum) sabahları çay içmenin zevki de ayrı tabi (!) tugayın kurulduğu yer bataklık alanı olduğu için normalden 5 kat sivrisinekler de cabası olacak. haftada bir banyo yapabilirsen yat kat şükret çünkü banyo günlerinde sıcak su sadece bir kaç saatliğine verilir (sanırım perşembe günleriydi) bu böyle bir ay boyunca devam eder. bazen 2 kazıklı astsubaylar gelip ego tatmin edecek sizin bölüğü rastgele koşturacak şınav çektirecek süründürecek vs vs. tüfekli eğitimde elinize çanakkale savaşından kalma m1 leri verip aman dikkat kırmadan hareketleri yapın diyecekler . atış günlerinde tüfek 3 mermiden sonra ikiye ayrılacak ahan da gitti antika diyeceksin. 1 ay sonunda çavuş usta birliğinizi okurken heyecandan yutkunacaksın.