Bu şekilde gönderdiğin her ürünü iade almak zorundasın. Kolayı varken, neden satıcılar, zor olanı seçer, anlamam.
Kapalı kutu gönderirsin, faturana ürünün seri numarasını basarsın, bilgilendirme notunu ürün açıklamasına değil, kutu üzerine yazarsın. İade politikasını özetlersin.
Sonuçta, müşterilerin büyük bir çoğunluğu açıklamaları okumadan ürün siparişi veriyor. Okumadığı için ürünü alan her kişi, oh ne güzel, kontrol edilip gönderildi demez. Hangi sebeple o kutu açık bir şekilde sevk edildi, art niyet arar. Bu ürüne olumsuz yorum döner ki stok sıfırlamak zorunda kalırsın.
Açıklamaları okuyup da, açık kutulu ürünü kaç kişi alabilir, bunu da empati yaparak daha iyi değerlendirirsin.
Bir müşteri olarak, kutusu açılmış bir elektronik ürünü alır mısın?

İade politikası sürecine hakim olmayan mağaza için müşterinin çok daha keyfi hareket iadeye maruz kalması kaçınılmazdır.

Bu durumda, çalıştığımız firmalara yöntemler sunarız. Ürünün kullanıcı grubunu belirleriz. Profesyonel, para kazanmak odaklı değil de ev kullanımına uygun bir ürün ya da yedek parça, aksesuar ise, müşteri iletişimi yasak olmasına rağmen, kargodan müşteri telefonunu alır, kendimizi tanıtır, çözünürlüğü iyi bir cihazla, kapalı kutudaki ürünü, seri nosu, ambalajının kapalı olduğunu göz önüne serip, süreci anlatıp, kutuyu açar, ürünü dener, o ürünü de güzel bir ambalaj/kutu ile sevk ederiz.

Süreç artık o kadar zor ki, ayakta kalmak, para kazanmak, geleceğe bir marka bırakmak artık çok zor bile değil.

Sistem artık, masum hileleri bile yemiyor: Garanti belgesini imzalamak için açmak zorunda kaldık.