En çok sıkıntısı çekilen konudur İngilizce öğrenmek. Türkçe dünyada ki konuşması en kolay dillerden biridir. Gramer de bir kalıp olmadığı için konuşurken özne, yüklem, tümleç gibi unsurların yerlerine dikkat etmeyiz. Fakat İngilizce de gramer şart olduğu için hangi öğeyi nereye koyacağımızı bilmiyoruz. Eğer başka bir dil öğrenmek istiyorsak öncelikle edebiyat dersi alıp gramer yapımızı çözmemiz gerekiyor. Dikkat edin, İngilizceyi çok iyi konuşanlar Türkçe konuşurken de düzgün konuşan insanlardır. Özellikle ileri derece İngilizce bilenler daha çok dikkat ederler.

Farklı bir dil konuşmak bir tercümanlıktır aslında. Önce kafanızda kendi dilinizde düşünüp sonra konuşmak istediğiniz dile çevirmeniz gerekir. Aynısı öğrendiğiniz dilden Türkçeye çevirirken de geçerli.

Ayrıca kelime dağarcığınızı arttırmadan konuşamazsınız. Öncelikle kelimeleri öğrenmeye, daha doğrusu doğru telaffuz etmeye başlayın. Ne kadar iyi telaffuz ederseniz konuşurken o kadar az kekelersiniz. Diliniz dönmediği müddetçe konuşmakta da zorlanırsınız. Kelimeleri çözmeye başladıktan sonra cümle yapısını çözerseniz gerisi çorap söküğü gibi gelir.

Günlük hayatınızda da yaptığınız eylemleri olabildiğince İngilizce telaffuz etmeye çalışın. Bir ekmek alabilir miyim, arkaya ilerler misiniz, bu ayakkabının fiyatı ne kadar, şu adrese gitmek istiyorum ama bulamıyorum yardım eder misiniz gibi gün içerisinde kurduğumuz cümleleri içinizden İngilizce kurmaya çalışın. En önemlisi mutlaka bilen birisi ile gün içerisinde pratik yapın. Kağıt üstünde yada online kurslar ile dil öğrenmek imkansızdır. Hele Amerika gibi bir yere giderseniz afallar kalırsınız. Çünkü orada karşınıza Amerika yerlileri değil çoğunlukla ağzında çakıl taşı varmış gibi peltek bir şekilde konuşan hintliler olacaktır. İyi bir kulağınız yoksa anlayamadığınız için aklınızı yitirebilirsiniz.