Asıl soru şu:
Ben kimim, neyim, gideceğim ülke bana neyi niye versin?
- kalifiye misin, uzmanlığın var mı, kağıt üzerinde ispatlayabiliyor musun?
- Türkiyede herhangi bir alanda o alanın ilk 20 kişisinden biri misin?
Veya yatırım olarak yanına alabileceğin 250-500 bin Euro var mı?
Bu üç sorudan birine evet diyorsan yurt dışında gittiğin ülkede seninle aynı şartlara sahip olan o ülkenin vatandaşı olmadığın içim dil ve yabancı düşmanlığı dışında sorun yaşamazsın fakat bu ikisi bile bıktırıcı olabilir.
eğer üçü de değilsen, yazık ki durumların Türkiyedekinden iyi olma ihtimali düşük.
ben bundan 10 yıl kadar önce dönercide paspas yapmak zorunda kalan, bulaşık yıkayan mimar mühendislerimizi görmek ağırıma gittiği için çeşitli platformlarda ilanlar yayınlayıp iş bulmalarına yardımcı olmuştum. Dolayısıyla şartları ve yaşananları yakından takip etme imkanım oldu.
Moralinizi bozmak istemiyorum, denemeyin de demiyorum ama gemileri yakmayın, muhtemelen 6-12 ay içinde o geminin lazım olma ihtimali mevcut.
şimdi bana beğenmiyorsan dön diyenler çıkmadan belirteyim, anlattıklarım senin için geçerli benim için değil. Ben daha Suriyeliler gelmeden 20 sene önce (yabancıların kötü karşılanmadığı günlerde) geldim, dil öğrendim, yabancı firmalarda üst düzey görevlerde çalıştım. Keşke şartlar senin için de aynı olsa, hepiniz gelseniz, şu Avrupanın tadı daha başka okurdu.
Ben tüm bu tecrübeme rağmen yaşadığım güncel problemlerden birkaç örnek vereyim. Pasif yabancı düşmanlığı nedir fikir versin.
- 4 katlı bir binanın 3. Katında oturuyorum. Apartmandaki Daire sayısında otopark ve bisiklet parkı var. Karşı komşum (Alman) ek ücret ödemeden parkı kullanabildiği halde ben kullanamıyorum. Kira sözleşmemizde yer almıyor, kullandırmak bina sahibinin insiyatifinde ve adam yabancılara parkı kullandırmıyor.
- Giriş katta oturan bir Alman diğer bir Türk komşudan dert yanarken bana (Almanca seviyem sebebiyle benim Türk olmadığımı düşünerek) lanet Türkler diye bahsediyor. Sonra ben adama Türk olduğumu söylüyorum, o günden beri konuşmuyoruz.
- Kendisini yabancı dostu olarak tanımlayan bir başka komşum patronuna söyle bana da iş versin, ben seninki gibi bir araba istemiyorum, maaşım 250beygir bir araba almaya yeterli olsa fazlasını istemem diyor. Yani arabam adamı rahatsız ediyor çünkü o bir Alman ve ben bir Türküm, iyi arabalara binmemem lazım.
Bu tür gündelik sorunları yurtdışına çıkıp, oturumu vatandaşlığı alıp, dili öğrenip 20 yıl yaşadıktan sonra bile yaşayacaksın. Dili iyi konuşamazsan, iş bulamazsan, bir sorunun olursa 1 Euro için ölecek olsan kimse çıkarıp vermeyecek.
Bunları göze alan herkes gelmeye çalışsın.
Çoğalalım, alman, İngiliz, Fransız ile yaşayacağımıza Türklerle yaşayalım, hoşumuza gider.