Komutanın dayak/küfür/hakaret gibi durumlara başvurması yasaktır, suçtur. Ancak;

Lütfen şu sözlerimi dikkatle okuyun,

Tarihçi değilim ancak tarihi konuları severim. Siyasetçi değilim ancak milli ve manevi duygularım çok yüksektir. Türk ordusu yüzyıllar boyunca dünyanın irili ufaklı birçok devletine karşı başarılar elde etmiş bir gelenekten gelmektedir. Ordumuzun bu başarısı Metehanın kurduğu hiyerarşik düzenden beri süregelen ordu disiplinine bağlıdır.

Savaşları ve operasyonları kazanmaktaki en büyük faktör komuta edenin neferlerine ilettiği talimatların harfiyen yerine getirilmesindedir. Bir asker iyi bir silah kullanan veya öngörüsü yüksek bir kahraman olmak zorunda değildir. Ait olduğu timin, takımın, bölüğün, taburun veya subayın amirine itaati ve o amirin yani komutanın da tümünü koordineli ve taktiksel olarak ilerletmesidir önemli olan.

Türk Silahlı Kuvvetlerine vatani hizmet için katılan her erkek sadece iki temel vasfı kazanmak için katılır (Teslim olmaz, katılır). Birincisi itaat, ikincisi sabır... Bu iki vasfı elde eden asker ve bu iki vasfı astlarına kazandıran komutan başarıyı elde eder.

İtaat ve sabrın kazandırılması için de yeri gelir güneşin altında sebepsiz yere 3 saat bekletilir, çamurda süründürülür, hiçbir manası yok gibi görünen hareketler, yürüyüşler saatlerce yaptırılır. Kilolarca yükle kilometrelerce intikal yaptırılır. Kanalizasyon temizlenir, bulaşık yıkanır, isteğe bağlı banyo yaptırılmaz. Bu örnekler daha da çoğaltılır.

Bireylere bu iki vasfı kazandırmak hiç de kolay değildir. Çünkü insan nefis taşır. Yeri gelir bir anda tepesi atabilir. Dolayısıyla kitleler içerisinde ufak bir zafiyet büyük sonuçlara sebep olabilir. Zira özgürlüğü kısıtlanmış yüzlerce insanı kontrol etmek ve düzende tutmak zor bir iştir.

Komutanlar nizama aykırı bir durum görmeyi sevmez, çünkü nizamda pürüz varsa itaat ve sabırda pürüz var demektir. Bunu kontrol etmek için yeri gelince istenmeyen durumları kullanabilirler, dayak gibi...

Hangi rütbede olursa olsun hiçbir komutanın ilk başta da belirttiğim gibi dayak/küfür/hakaret gibi yöntemlere asla başvurması gerekir. Yukarıda belirttiğim durum göz önünde bulundurmayı da unutmamak gerekir. Kardeşinizin bu durumunu şikayet edip etmemek size kalmış, her durumda kanuni haklarınızı arayabilirsiniz.

Eğer komutan bu davranışında sürekli değilse, her zaman aynı tavır içerisinde bulunmuyorsa, şikayet etmemek daha doğrudur görüşündeyim.

Not: 2015-2016 yılları arasında 365 gün doğuda zorlu bir askerlik yaptım. Süreçlere hakimim ve boş konuşmadım. Yanlış intiba uyandırmak istemem. Benzer birçok durumu ben de çoğu kez yaşadım.