Mehmet adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Ben hukukçu olmadığım için ne bu kararı, ne de mantığını anladım.

1. konu: Kararda, "belgelerin verilmediğinin ve alınmadığının hukuki geçerli bir tespiti bulunmadığından" diyor. Kişinin fatura kesmediğinin tespiti nasıl yapılabilir ki? Beyan etmemişse, kesmemiş değil midir? Anlamadım yani mantık ne burada?

2. konu: "Mükellef değilsem zaten fatura kesemem" diye bir savunma oluyorsa, hakkaniyet açısından mükellef olanlara da böyle bir ceza kesilemiyor olması gerekmez mi?

Şirket kurdum ama fatura kesmedim -> ÖUC cezası var
Şirket kurmadım dolayısıyla fatura kesemedim -> ÖUC cezası yok

O zaman mükellef olmayan gelir vergisi de ödeyemez, nasıl ödeyecek? Aynı mantıkla onu da iptal etmeleri gerekir. O zaman vergi incelemesine girene kadar kimse mükellef olmasın, o güne kadar ödemesi gereken bütün vergiler geçersizdir gibi bir sonuca varırız. Mükellef olmayı cezalandıran bir sistem olabilir mi?

Bu iş belli bir standarda bağlanmadan böyle tutarsızlıkların sonu gelmeyecek.
1-Ortada 2 tane kesilen ceza var. Birincisi: Fatura kesmeme cezası, İkincisi: fatura almama cezası. Müfettişe verilen ifadede benim yaklaşık şu kadar belgesini almadığım freelancer lara yapılan ödemeler, yazılım harcamaları vs vs harcamam oldu, denilmiş. Fatura kesmemenin cezası olduğu gibi fatura almamanın da cezası vardır. Müfettiş madem öyle diyorsun, madem ki fatura almadım diyorsun, o zaman sana % 10 ceza uygularım diyor. Mahkeme de tamam mükellef fatura almamış ama kimden almamış onun tespitinin yapılması gerekir diyor. Mükellefin kendisi bile nereden ne fatura almadığını bilmediği hatırlamadığı için kesilen ceza varsayıma dayalı oluyor ve iptal ediliyor. Zaten geçmiş dönemde kimden ne fatura alması gerektiğinin tespiti mümkün değildir. Normalde bu durumda hiç ceza uygulanmaması gerekirdi.

2-Fatura kesmemenin cezası vergi usul kanununun 353/1.maddesinde düzenlenmiştir. Her suçun ve cezanın mutlaka bir yasası olması gerekir. Kanunsuz suç ve ceza olmaz. Yapılan eylemin suç olup olmadığı kanuna tıpatıp uymak zorundadır.
ilgili madde şu şekildedir "Elektronik belge olarak düzenlenmesi gerekenler de dâhil olmak üzere, verilmesi ve alınması icabeden fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ile serbest meslek makbuzlarının verilmemesi, alınmaması, düzenlenen bu belgelerde gerçek meblağdan farklı meblağlara yer verilmesi, bu belgelerin elektronik belge olarak düzenlenmesi gerekirken Maliye Bakanlığınca belirlenen zorunlu haller hariç olmak üzere kâğıt olarak düzenlenmesi ya da bu Kanunun 227 nci ve 231 inci maddelerine göre hiç düzenlenmemiş sayılması halinde; bu belgeleri düzenlemek ve almak zorunda olanların her birine, her bir belge için 240 (380) Türk lirasından aşağı olmamak üzere bu belgelere yazılması gereken meblağın veya meblağ farkının %10’u nispetinde özel usulsüzlük cezası kesilir."

Vatandaşın elinde fatura yok. Olmayan fatura düzenlemedi diye bir kişiye ceza kesilemez. Olmayan arabaya trafik cezası kesmek gibi bir şey. Yukarıdaki madde hükmüne göre fatura düzenlememek cezayı gerektirir fakat olmayan faturayı düzenlemedi diye özel usulsüzlük cezası uygulamak bu kanun maddesine aykırıdır. Madde hükmü faturası olup da veya fatura kesme imkanı olup da kesmeyenleri kapsamaktadır. Bu kanuna "kayıt dışı mükellefler dahil" veya "geçmişe dönük mükellefiyet tesis edilenler dahil" şeklinde bir ibare eklenmesi gerekmektedir. Eklenmediği için kesilen özel usulsüzlük cezaları iptal ediliyor.

Dün bir arkadaşınızla görüştüm. Google tahsilatlarını eşinin hesabına yönlendirmiş fakat bu gelir benimdir demiş ve geliri geçmişten bu yana faaliyette olan yani vergi kaydı açık olan işyerinin üzerine almış. Eğer bana sormuş olsaydı, ben kesinlikle vergi incelemesi eşinin üzerinden yürüsün derdim. Çünkü fatura kesmediği için salınan özel usulsüzlük cezasına dava açmış ve davayı kaybetmiş. Çünkü fatura kesme imkanı varken, kesmemiş. Mahkeme doğru karar vermiş. Eğer taa baştan, dediğim gibi bir manevra yapmış olsaydı, kesilen özel usulsüzlük cezası iptal olacaktı.

Gelir vergisi kanunu daha esnek. Yasa bir kişinin bir takvim yılında elde ettiği kazanç ve iratlar gelir vergisine tabidir demiş. Buradaki yasa, kayıt içi ve kayıt dışı herkesi kapsamaktadır. Bu yüzden kayıt dışı veya kayıt içinde olan ve vergi matrahını gizlemiş veya beyan etmemiş olan herkesi kapsamaktadır.