Bu tarz konularda bir çok farklı etmen var. Toplum psikolojisi, kadınların psikolojisi, eşine - sevgilisine - kadın yakınına karşı otoriter ve öfke ile kontrolünü kolay bir şekilde kaybetme potansiyeli taşıyanların psikolojisi ve uluslararası imaj.

Böyle bir sözleşmeyi ilk kabul edenlerden olduktan sonra bu konu ile ilgili tüm sorunları bir anda çözebildiğimizi varsaysak bile bu tarz bir anlaşmadan hem uluslararası imaj hem ülke içerisindeki psikoloji açısından ciddi bir bürokratik engel yaşanmadığı sürece çıkılmamasının genel anlamda çok daha faydalı olacağı kanaatindeyim ben.

Sözleşmenin imzalanmasının ilk yılında 2011'de ciddi bir düşüş yaşanmış kadın cinayetlerinde sonrasında artmış ne yazık ki. Yani ilk imzalandığı yıl bu konularda kontrolsüz ve kaba olma ihtimali taşıyan bireylerde belli ki yasadan korkmuş. Bir bütün olarak toplumun bu konuyu da benimsemesi toplumu bütün bir şekilde bir paydaya getirmesi belli ki olası suç işleyecek insanlarda hem vicdani etki etmiş hem de toplum tarafından dışlanma ve cezalandırma endişesini hissetmişler.